• BIST 106.711
  • Altın 143,580
  • Dolar 3,5587
  • Euro 4,1404
  • Ankara : 29 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Antalya : 32 °C
  • Erzurum : 23 °C

Adalet Bakanı Ergin'den çarpıcı açıklamalar

Mehmet Acet'in sunduğu İskele Sancak bu hafta Adalet Bakanı Sadullah Ergin, konuk oldu. Programda PKK'nın sınır dışına çekilmesi, Ergenekon davası, yeni anayasa paketi, AİHM çok farklı konulara değindi.
Adalet Bakanı Erginden çarpıcı açıklamalar

Mehmet Acet moderatörlüğünde ekrana gelen İskele Sancak'ta bu hafta, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile çözüm sürecinde yaşananlar değerlendirildi.

Programda Mehmet Acet, Av. Gülçin Avşar, Bilimi Uzmanı Berat Özipek ve Yazar Yıldıray Oğur çözüm sürecine dair merak edilenleri, Ergenekon davasında hapis cezası alan komutanların durumlarını, tartışılan darbe davalarını Sadullah Ergin ile İskele Sancak'ta masaya yatırıldı.

Bakan Ergin'in yaptığı açıklamalar satır başları ile şöyle:

ALİ İSMAİL KORKMAZ OLAYI

 Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili soruya değinen Adalet Bakanı Sadullah Ergin,  olaydan kendisinin de büyük üzüntü duyduğunu , esnaf tarafından s ilinen kamera kayıtlarının daha  sonra kurtarıldığını daha sonra da Savcılığın  kayıtlarla birlikte soruşturmayı genişlettiğini söyledi.

-Bu tür davalarda delilleri toplamak için acele davramak çok önemli, ancak karar aşamasında acele davranmamak gerekir. 

-Bayramın 3. günü aileyi ziyaret ettim. Soruşturma ile ilgili endişeye mahal olmadığını, olayın üzerine ciddiyetle gittiklerini söyledim.  Aile de büyük bir metanet içinde olaya yaklaştı.

Ergin,  asker ve polis arasında işbirliği iddialarına iseAK Parti 2002 yılından beri görevde. Bu dönemde en önemli özelliğimiz, işkenceye karşı sıfır tolerans konusuna dikkat ettiklerini söyledi.

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ VE ÇÖZÜM SÜRECİ İLİŞKİSİ

Demokratikleşme paketi ile çözüm süreci arasındaki ilişki konusuna değinen Ergin, 8 aya aşkın bir süredir Türkiye'de terör olaylarından dolayı insan hayatını kaybetmediğini belirterek " İyi gidip gitmediği tartışılabilir ancak can kayıplarının telefisi yok. Hiç kimsenin üst perdeden konuşma hakkı yoktur. Biz 76 milyon insanın beklentileri doğrultusunda hareket ediyoruz.

ÇÖZÜM SÜRECİNE İLİŞKİN MERHALELER

1-Yurt dışına çıkış süreci,  2, demokrasi noktasında eksik adımların atılması, 3- yurt dışına çıkmış olanlardan toplumun tolere edecek noktasındaki kişilerin topluma kazandırılması.

Türkiye insan hakları noktasında AİHM'de 2. sırada iken bugün 3. sırada önümüzdeki dönemde çok daha aşağılara düşecektir. 

AK PARTİ'NİN KONGREDE VAAD ETTİKLERİ VE ATILAN ADIMLAR

-2012 yılında büyük kongre yaptık. Topluma bunu deklare ettik. Partilerin kapatılasını kaldırmak, milletvekillerinin dokunulmazlığı, yeni anayasa yapılması kosunu gibi 63 madde açıkladık. Bu konuda önemli adımlar attık. Nefret suçları ile ligili düzenleme yapılması vardı şimdi buna dönük düzenlemeler var.  Yurt dışı adli müşavirlikler açıldı.  Vatandaşlarımızın ordaki haklarını ve oradaki insan hakları gelişmeleri takip ediliyor. Ses ve görüntülü bilişim sisteminin yargıda kullanılmasını sağladık.

-Mahkum ve tutukluların eşleri ile görüşmesini taahhüt ettik. Nisan ayından beri bu uygulanıyor. 4. Yargı paketinin öncesinde de 3 paket yapıldı. Ancak onların da eksikleri vardı.  Kamuoyu, STK ve başka unsurların baskısı var. Bununla birlikte uygulamadan kaynaklanan eksiklikler var.

-Bununla birlikte kişilerin kendi dilinde savunma hakkını da uygulamaya koyduk.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE 9 AY ÖNCE ÇİZİLEN ÇERÇEVEYE SADAKAT

-Çözüm süreci devam ediyor diye bunu yapıyor değiliz. Biz insanların daha güvenli daha rahat yaşaması ve huzuru için bunları yapıyoruz.

-Biz çekilme konusunda pazarlık yapmadık. Biz bir yol haritası konuştuğumuzda herkes kendi üzerine düşeni yapması gerekir. Biz 2002 de başlattığımız çalışmayı devam ettiriyoruz. 9 ay önce çizilen çerçveye herkesin uyması lazım.

-Çözüm süreci başladığında belli bir yol haritası ve çerçeve konmuştu. Ancak tarih konmamıştı. Bununla birlikte atılması gereken adımlar vardı. Öcalan muhataplarına belli çerçeve çizmiştir. Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi gerçekleşme yüzde 20 dolayındadır. Türkiye'de kronik sorunun çözüm konusunda herkesin atacağı adımlar var. Bu sürecin sonucunda hakikaten olumlu sonuç elde edilirse Türkiye ve 76 milyon kazanacaktır. 

EYLÜL EKİM AYLARINDA HAREKETLENME OLACAĞI İDDİALARI

-Eylül ve Ekim ayında bir kesimin hareketleneceğine ilişkin iddialar ve buna karşın hükümetin atacağı adımlara ilişkin sorulara ise: Bu sürece toplumun her bölgesinde destek var. En büyük destek de Güneydoğu'da. Bu süreci sabote etmek isteyen iç ve dış dinamikler olduğunu biliyoruz. Ancak bu noktadan sonra sabote edeceklerin işi daha zor olacaktır. 

-Türkiye'de kaotik ortam olsun diyenlerle ilgili mücadele yeni bir mücadele değil.  Türkiye'nin ileri demokrasiye ulaşma, bireylerin özgürlük alanlarını genişletme hedefi duracak değildir. Bu konuda adımlar hiç durmadan atılacaktır.

-Bayramdan sonra BDP'den Demirtaş ve Buldan adaya gittiler ve görüşme yaptılar. 9 ay önce çizilen perspektiften dönüş yok. Bu gidişattan memnun olmayan unsurlar var. Onlar da ellerinden geleni yapmaya devam edecektir. Buna karşı çocukların geleceğini güven altına almak istenlerle bunlar arasında mücadele devam edecektir.

-Türkiye'den çıkış konusunda İmralı'nın öngördüğü kadar çıkış olmadı. Ancak Türkiye'de sıcak temas ve gerginliğe yol açmayacak adımlarda hassasiyet gösteriliyor.

-Biz bu adımları sadece bir kesimin değil bu ülke insanının tümü için atıyoruz.

-Süreçle ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve piar çalışmasının yetersizliği ve karakol yapımına ilişkin eylemler, bununla birlikte korucu alımına devam edilmesi, ayrıca Suriye'deki tavırda Türkiye'nin taraf tuttuğuna ilişkin iddialara ise bu konuda yeterince açıklama yapılmadığı iddiaları doğru olabilir. Ancak karakol ve kalekol yapımı başka yerlerde de devam ediyor.

TÜRKİYE SINIRLARLA İLGİLİ GEREKLİ DÜZENLEMELERİ YAPABİLMİŞ DEĞİL

Kaçakçılık faaliyetleri engellenemez çünkü, yeterli teknik ve fiziki donanım yok. Entegre sınır yönetimi konusu tam gerçekleşmiş değil. Asker dışında sınır güvenliğinin sağlanması ve tel örgü, aydınlatma ve özel bölge oluşturma gibi adımlar tam atılmış değil. Biz AB'den vizelerin kaldırılmasını istiyoruz. AB'de bize vize kalkarsa AB sınır Şanlıurfa'nın Ceylanpınar'dan Hakkari'ye kadar uzanmış olacak. Ama bu sınırları koruyamamak dolayısıyla bunun verilemeyeceğini söylüyor ki bu konuda haklılar.

-Türkiye'nin en büyük kapılarından biri Cilvegözü hala kapalı. bundan dolayı da birçok insan geçimini kaybetmiş durumda. Gerekli adımların gerçekleşmesi durumunda bölgede daha iyi bir hava olacaktır.

ÖCALAN'IN KALDIĞI ODA İLE İLGİLİ SON GELİŞME

-Öcalan'ın süreçle ilgili konumunun değişitirlemisi ve kaldığı odanın değiştirilmesi konusunda ise Öcalan'ın oda değişkiliği dün gerçekleşti. Öcalan 99'da Türkiye'ye getirldiğinde konduğu ve 10 yıl boyunca kaldığı odadır. Şu anki oda öncekine göre konum itibarı ile daha ferah durumundadır.

-Yurt dışındaki gelişmeler yakından izleniyor. Suriye, Iraktaki gelişmeler izleniyor. Bu gelişmeler belli bir noktaya geldikten sonra daha farklı değerlendirmeler mümkün olacaktır.

SÜREÇLE İLGİLİ FARKLI YAKLAŞIMLAR VE SON KARAR VERİCİ NOKTA

-Terör örgütününün azalma yerine daha da büyüdüğü iddialarına ise şeyh uçmaz uçurulur,  birileri bunu büyük gösterme gayreti içindedir. Örgütte olağanüstü bir artış tespiti yok.

-Sorunun çözümü için farklı fikirler ve aktörler de sözkonusu olabilir. Herkes görüşlerini ortaya koyar. Siyasi irade de bunları değerlendirir ve bir noktada kararını verir ve o karar uygulanır. Türkiye artık demokratik bir ülke ve şu anda siyasi iradenin tespit ettiği yol haritası uygulanmaktadır.

4. YARGI PAKETİ İLE GELECEK MUHTEMEL DEĞİŞİKLİKLER

Demokratikleşme paketinde geçmişte yaşanan mağduriyetlerin de giderilmesi söz konusu. Kamu denetçiliği,  bağımsız kolluk denetimi,  başörtüsü konusu, nefret suçları ile ilgili gelişmeler, gayrimüslimler, müslümanlar, kürtler aleviler, geçmişten beri sıkıntı yaşadığını düşünen kim varsa, ben şundan dolayı rahatsızım, diyorsa onların cevabını bulabileceği şeyler yer alacaktır.

-Geçmişte terörle mücadele kanununa yönelik atılan adımlar, geçmişte ani gelişen olaylar yüzünden uygulamadan kalkamadı. Türkiye'nin terörle mücadele ilgili bir kanuna ihtiyacı yok. Bakan Bozdağ'a saldıran kişi daha önce yargıda atılan adımlar çerçevesinde serbest bırakıldı. Geçmişte katalog suçlar vardı. Yargılama süreleri ve ceza sürelerine ilişkin düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeler yüzünden saldırgan tutuklanamayacak noktaya geldi. Bu yüzden de toplumda büyük reaksiyon oluştu. Bu tür saldırılarda insan hakları çerçevesinde kişilerin güvenliği ve insan hakları konusunda yeni gelişmelerin olması gerekiyor. Terön bitirilmesiyle birlikte TMK'nın kaldırılması da gündeme gelecektir.

-Tutuklu yargılama konusunda 27 bin kişi tutuklu. Bu rakam da Avrupa Birliği rakamlarından daha düşük durumda. Bugün yüzde 80 hükümlü yüzde 20 tutukludur. Bizim tutuklu oranımız AB'den çok daha iyi durumdadır.

-Anayasa Mahkemesi'nin 10 yıllık süreyi uzun bulması konusunda ise,  Türkiye'de 5 ile 6 yıl arası 22, 6-7 yıl arasında 7 kişi,  8-9  ve 9-10 yıl arasında tüm tutukluların toplamı 56 kişidir. Biz 5 yıllık süreyi artırmadan işlemi halledebilirsek süreyi 5 yılda tutabiliriz.  Bu işte şu anda Hrant Dink'in davasıyla ilgili süreç bu konuda önemlidir.

-Demokratikleşme paketi konusunda bir hafta 10 gün içinde gündeme gelebilir. Ruhban Okulu konusu ve azınlıklara ait mülkler iade edildi. Yeni mal iktisab etmelerinin önü açıldı. Pakette çok konular var ancak son noktayı Başbakan koyacak. Bu ülkede kendini mahzun hisseden ve hakkını alamadığını söyleyen ne kadar kesim varsa onların mağduriyetini gidecek adımlar olacaktır.

-Anadilde eğitim hakkı konusunda ise Anayasa'da çizilen çerçeveler var. Buna rağmen atılan çok sayıda adımlar var.  Kurslar, savunma hakkı, cezaevlerinde farklı dillerde görüşme yapabilme imkanı getirildi. Madde başlıkları olarak şunlar var diyemem. bunların ne kadarı ne ölçüde yer alacak tam olarak belirlenmiş değil. Paketle ilgili çok da fazla bir zaman kalmadı.  Siyasi partiler ve seçim yasası konusunda Anayasa'da çok sabit hükümler var. Bu Anayasa değişmeden bunlara dokunmanın imkanı yok. Türkiye'de Anayasa'ya dokunmak bugüne kadar ancak darbelerle mümkün hale gelmiş

-Salih Mirzabeyoğlu gibi konularda ise Meclis'te geçmiş dönemde Darbeleri Araştırma Komisyonu kuruldu. Yeni darbelerin olmaması için neler yapılması gerektiği tartışıldı. Olağanüstü dönemlerde yaşanan mağduriyetleri gidermek için çalışma yapıldı. Bu konuda çalışma yapıldı. Pakete yetiştirilebilirse o da yeralacaktır.

-Gülen cemaatine yakın isimlerin devlet kadrolarından tasfiye edildiği iddialarına ise ben öncelikle insanların belli bir tasnif içinde tutulmasına karşıyım. Kişileride böyle tasnif etmekle o kişilere en büyük zararı vermiş oluyoruz. Bunu asla kabul etmiyorum.  Hakim ve savcılarla ilgili atamalarda yaşlara göre düzenlemelerin itham ya da yafta koyma asla kabul edilecek birşey değildir.

YARGIDA AL GÜLÜM VER GÜLÜM DÖNEMİ

-Geçmişte yargıda al gülüm ver gülüm giden bir yargı sistemi vardı. 2010 yılı öncesinde seç beni seçeyim seni gibi bir yapı vardı. HSYK birilerini seçiyordu, seçilenler de HSYK için seçim yapabiliyordu. Türkiye'nin geçmişte yargı olarak da örnek aldığı ya da izlediği yargı sistemi ile bugünkü geldiği nokta çok farklı noktada.

-Mahkemelerin verdiği kararlarda halka dayanak yapılırken, yargının hiçbir aşamasında halklın hiçbir etkin noktası yok. 2010 yılında en büyük eksikliğin halkın yargı içindeki etkinliğini artırma konusunda eksiğimiz olduğunu söylüyorduk. şimdi bunu gidermenin arayışları içindeyiz.

Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılışı sırasında  Uludere olayı madurlarının aileleri ile iki grup halinde görüşme gerçekleşti. Çok önemli değerlendirmelerde bulundu.  Olabildiğince sorunları aşmaya çalışıyoruz. Uludere için katliam sözü maksadını aşar, ancak o olay elim bir hadisedir. Uludere için kesin bir karara varmak için net verilerin olmadığı kanatindeyim. Uludere'de olağandışı birşey varsa mutlaka ortaya çıkacaktır.

-Kişisel eylem ve protestolarda yasal çerçeve içinde yapıldıkça hiçbir sorun yoktur. Gezi eylemleri dolayısıyla Taksim'de esnaf büyük zarara uğradı. Otellerde rezervesayonlar iptal edildi. Ankara Tunalıhilmi'de çok büyük zaralar verildi.

-Yılda 25 bin eylem yapılıyor. Güvenlik güçlerinin müdahele ettiği eylem sayısı bir elin parmaklarından fazla değildir.

-Balyoz ve Ergenekon davalarında ilk derece mahkemeleri kararını verdi. Bütün bunlar Yargıtay'da değerlendirme yapıldıktan sonra  konuşulacak konudur. Türkiye'de darbeler arası siyaset yapılan bir ülkeydi. Türkiye'nin bunlarla yüzleşmesi gerekiyor.. Yakın tarihde yapılmış olan müdahalelerin yargı denetiminden geçmesi gerekiyor. Türkiye çok önemli bir süreci yaşıyor.. 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim