• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara : -4 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • İzmir : 5 °C
  • Antalya : 12 °C
  • Erzurum : -20 °C

Barkey: PKK'nın yeni hedefi İran

Yıllardır Türkiye ve Kürtler üzerine çalışmalarıyla çok tanınan bir isim, Lehigh Üniversitesi'nden Prof. Henri J. Barkey Ortadoğu'da yavaş yavaş eski Sykes-Picot sınırlarının ortadan kalkacağını ve Ortadoğu'nun bir süre AB gibi sınırların önemli olmadığı
Barkey: PKKnın yeni hedefi İran

Şenay Yıldız'ın haberi

Savaş sonrası Suriye'deki Kürtler üzerinde PYD'nin değil; Barzani'nin etkili olacağını vurgulayan Henri J. Barkey şöyle diyor: "Ortadoğu'da yavaş yavaş eski Sykes-Picot sınırları ortadan kalkacak. Bu sınırlar zaten çok yapay sınırlardı. Ortadoğu bir süre AB gibi sınırların önemli olmadığı bir bölgeye dönüşecek. Bu süreçte Türkiye kendi Kürt vatandaşlarıyla barışık bir kurumsal yapı oluşturursa konfederasyona ihtiyaç olmaz"

Ağustos ayı içinde yapılması planlanan Ulusal Kürt Konferansı öncesinde Suriye'de PYD ve El Nusra arasındaki çatışmalar artarak devam ediyor.

Geçen hafta İstanbul'a gelen PYD Lideri Salih Müslim'in ziyaretinin birkaç gün ardından Kuzey Irak Başbakanı Neçirvan Barzani'nin Ankara'yı ziyaret etmesi ne kadar gerilimli günlerden geçildiğinin en önemli göstergesi. 

Nasıl bir Ortadoğu şekilleniyor?Bu yeni Ortadoğu'da Suriyeli Kürtler nereye oturacak? ABD Kürtler için ne istiyor? Tüm bunları yıllardır Türkiye ve Kürtler üzerine çalışmalarıyla çok tanınan bir isim, Lehigh Üniversitesi'nden Prof. Henri J. Barkey cevapladı.

Arap Baharı sonrası Ortadoğu'da yeni bir denklem oluşuyor. Burada Suriyeli Kürtler nereye oturacak? 

Yeni denklem dediğimiz zaman, bunun sonuçlarının anlaşılması önümüzdeki birkaç ay veya yıl değil;  belki 10 yıl alacak. Bu açıdan net bir şey söylemek şu aşamada çok zor. Suriye'de PYD şu an Suriye Kürdistan'ında en güçlü kuvvet. İç savaş koşullarında PYD'nin güçlü olması normal. Çünkü PYD askeri bir güç. Mesela 5 yıl sonra Suriye'de yeni bir rejim oluştuğunda PYD ne olacak peki?

PYD DEĞİL; BARZANİ ETKİSİ

- Ne olacak? 

PYD şimdi kurumsallaşmaya çalışıyor. Kurumsallaşma ile insanların günlük ihtiyaçlarına yanıt verecek bir yapıya dönüşmeyi kast ediyorum. Çünkü Suriyeli Kürtler bir süre sonra PYD'den çöpü kaldırmasını, çocukları okula göndermesini, başkalarıyla ilişkilerini iyi tutmasını isteyecekler. PYD'nin geliştirebileceği kurumsal yapılanma çok geniş, etkili olamaz. Uzun vadede Barzani daha avantajlı. Çünkü elinde dünyanın tanıdığı, parası, petrolü, gazı olan, iyi kötü kurumsallaşmış bir devlet var ve Suriye'de giderek Barzani'nin etkinliği artacak. PYD'nin politik açıdan Barzani'ye karşı dayanması çok zor.

IRAK'TA SÜNNİLERE ÖZERK BÖLGE

- Tüm bu süreç Irak'ı da etkiledi. Irak'ın parçalanması senaryoları da hiç gündemden düşmüyor. Siz böyle bir ihtimal görüyor musunuz? 

Suriye'deki iç savaşın en büyük tesiri Irak üzerinde. Irak'taki iç savaş daha da şiddetlenir ve yayılırsa bu Irak'ın bütünlüğünü çok ciddi zedeleyecek. Irak hükümetinin önünde iki şık var: Ya gözünü yumacak ve iç savaşa girip kendisine karşı gelenleri ezecek; ya da kendisine karşı olanlarla -burada Sünni muhaliflerden bahsediyoruz- anlaşacak. Anlaşmadan kastım Kürtlerle olan federasyon modelini Diyala, Anbar gibi bazı vilayetlere vermek. Zaten Irak'ın toptan federal devlet dışında başka kurtuluşu olduğunu sanmıyorum. Irak'ta Kürtler çok olumlu bir rol oynadı ve Sünnilerle Şiiler arasında denge unsuru oldu. Yoksa Irak çoktan parçalanmış olabilirdi. Bugün Suriye ve Irak arasında sınırlar kalktı. Bence Ortadoğu'da yavaş yavaş eski Sykes-Picot (Birinci Dünya Savaşı sonuna doğru Osmanlı İmparatorluğu'nun nasıl paylaşılacağını kararlaştıran ve bölgenin savaş sonrası sınırlarını çizen Mayıs 1916 tarihli gizli anlaşma-Ş.Y.) sınırları ortadan kalkacak.

- Ne kastediyorsunuz? 

Bu sınırlar mevhum olarak kalacak ama fiziksel olarak aslında ortadan kalkacak. Bu sınırlar zaten çok yapay sınırlardı. Bir süre sonra kurulan yeni sistemde hiçbir önemi kalmayacak. Gün geçtikçe dünyada da zaten sınırların önemi azalıyor. Ortadoğu bir süre sonra AB gibi sınırların önemli olmadığı bir bölgeye dönüşecek, sınırların insanların hayatında bir anlamı kalmayacak. Ortadoğu'da da böyle bir süreç bekliyorum. Sonunda, bazı şehirler bölgede etkinliklerini geliştirecekler ve kendi yörelerini ticari manada etkileyecekler. Bu yörelerin bizim bugün tanıdığımız sınırları aşacak. Unutmayın ki, Suriye krizi çıkmadan önce Türkiye ve Suriye arasında vizesiz giriş çıkış mevzu bahisti. Buna er geç dönülecek bence.

- Sınırların önemsizleşmesi Ortadoğu'da Kürtler için konfederal ilişkinin veya yapının kapısını mı açıyor? 

Belki. Ama buna burada yaşayan insanlar karar verecekler. Çünkü hızla gelişen, hızla refah sayısı artan bir Türkiye kendi Kürt vatandaşlarıyla barışık bir kurumsal yapı oluşturursa konfederasyona ihtiyaç olmaz. Kişinin cidden özgür olması ve gereken hizmetleri her yerde eşit şekilde alabilmesi çok önemli.

WASHİNGTON SINIFTA KALDI

- Bölgede Suriye'de, Irak'ta, Türkiye'de Kürtler açısından önemli gelişmeler oluyor. Peki, ABD ne istiyor Kürtler bağlamında? 

Benim gördüğüm kadarıyla Kürt konusunda hem Beyaz Saray hem ABD Dışişleri biraz sınıfta kaldı. Ne durumu iyi, doğru analiz edebiliyorlar ne de ilerisini düşünüp, doğru telaffuz edebiliyorlar. Bunu hem Irak konusunda görüyoruz hem de Suriye. Suriye'de, tek bildiğim şey askeri operasyon yapmak istemedikleri -ki ben bu konuda hemfikirim- ama onun ötesinde ciddi bir politika üretemiyorlar. Belki üretiyorlar ama çok iyi saklıyorlar da ben okuyamıyorum...

KÜRTLER DE TÜRKLER DE ÇÖZÜME MAHKUM

- Türkiye'de Kürt meselesinin çözümü için hazırda devam eden bir süreç var ama hükümet hızlı adım atmamakla suçlanıyor BDP ve PKK tarafından...Sürecinin gidişatını siz nasıl görüyorsunuz? 

Böyle süreçlerin çok hızlı gelişebileceklerine inanmıyorum. İçeriğini bilmesek de iki taraf arasında bir yol haritası var. Hükümet PKK'nın çekilmesini bekliyor ve PKK çekildikten sonra bazı adımlar atacağını söylüyor. O adımlar başarılı olacak mı, bilmiyorum ama demokratikleşme açısından bazı adımlar atılacak deniliyor. Bana söylenen, Ankara'da bazı komisyonların çalışmaya devam ettiği yönünde. Ama şunu da biliyoruz ki, bazı önemli konularda hükümetin adım atması gerekiyor; bunların arasında seçim barajının indirilmesi ve ana dilde eğitim önemli. Hükümet her ne kadar %10'luk barajı indirmeyeceğini soyluyorsa da, bunun uzun vadede tutunulabilecek bir pozisyon olduğunu düşünemiyorum.

93'TE YAŞANANLARLA KIYASLANMALI

- Yıllardır Kürt sorunun gelişimini izleyen bir kişi olarak umutlu musunuz peki bu süreçten? 

Bence iki taraf da sorunu çözmeye mahkûm, o nedenle de süreçten umutluyum. Çünkü bu barış süreci tökezlerse onun faturası çok ama çok acı olacak. Bunu 93'le karşılaştırmak lazım. O süreç de çok ciddiydi. 33 asker öldürüldükten sonra binlerce insan öldürüldü, bunun faturası daha ağır olabilir.

- Uluslararası konjonktürden dolayı mı faturası daha ağır olacak diyorsunuz? 

Hayır, iç politikayla ilgili. Uzun süredir yaratılan iklim nedeniyle Türkiye'deki Kürt halk artık bazı temel isteklerinin karşılanmasını bekliyor. Eğer barış süreci tökezlerse çok büyük bir hayal kırıklığı olacak ve mevcut yapıların da kontrol etmekte zorlanacağı reaksiyonlar gelebilir Kürt halkından.

PSİKOLOJİK ATMOSFER DEĞİŞTİ

- Yani "İsteklerimiz bizim istediğimiz zaman diliminde olmuyorsa, ülkeyi karıştırırız" şeklinde tehditvari bir süreçten mi bahsediyoruz? 

Hayır, ben silaha sarılmaktan bahsetmiyorum, sivil itaatsizlik gibi başka yöntemler de var. Bu tarz olaylarda bir yukarı çıkılır, bir aşağı inilir. Çözüm sürecinde de iniş çıkışlar olması normal. Ama genele bakınca devamlı pozitif bir ivme olması lazım ve bence şu anda iki taraf için de bu ivme var aslında. Kuzey Irak'taki oluşumun daha zenginleşmesi, cazibe merkezi olması, Türk firmalarının cirit atan bir yer olması Türkiye'deki psikolojik atmosferin olumlu anlamda değişmesine de neden oldu. Türkiye'deki işadamlarının iş yapmak için oraya gidip gelmesi Türklerin Kürtleri de biraz tanımasına ve korkularını bir kenara bırakmasına, aradaki buzların erimesine neden oldu. Kuzey Irak Hükümeti de doğru bir politika izledi. Türkiye'de halk da zaten savaşmaktan bıkmış, herkes rahat etmek istiyor. Salih Müslim'in de Türkiye'ye davet edilmesi Suriye Kürtleriyle ilgili de olumlu bir sürecin başladığını gösteriyor.

PKK'LILARIN BİR SONRAKİ ADRESİ İRAN OLABİLİR

- Ankara Salih Müslim Türkiye'ye getirmeden önce PYD'yi dolaylı olarak kontrol etmeye çalıştı. Öcalan mı PYD üzerinde daha etkin, Barzani mi? 

Şu anda Öcalan ama uzun vadede Barzani PYD'nin kontrol ettiği yerlerde etkinliği ele alacağını düşünüyorum. Burada bir başka ilginç nokta var: PJAK. Çünkü Türkiye'deki Kürtler çözüm sürecinde bir şeyler elde ediyorlar, Suriye'deki Kürtler ayaklanıyor, Kuzey Irak'taki Kürtler otonomi kazanmış... Geriye kim kaldı? İran. PJAK'ın şu anda İranlılarla ateşkesi var ama bu ateşkes devam etmeyebilir. Türkiye'deki mesele birkaç yıl sonra çözülürse PKK'lılar ne olacak? Bir kısmı evlerine dönebilir ama bir kısmı da Kandil'de kalabilir. Peki, bunlar ne olacak? Bir kısmı silahlarını verecek ve başka iş bulacak ama bir kısmı da savaşmayı bırakmak istemeyecek. Çünkü sadece bu hayatı biliyorlar. Bu nedenle bunlar İran'a geçebilirler.

- Türkiye hem Salih Müslim'e hem Neçirvan Barzani'ye Suriye'de bir Kürdistan kurulmasını kırmızı çizgi gördüğünü iletti. Bu aşamadan sonra bu engellenebilir mi? 

Suriye'nin kuzeyinde gelişmeler tamamen Suriye iç savaşının nasıl sonuçlanacağına bağlı. Eninde sonunda Suriyeliler karar verecek buna. 

Akşam

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim