• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara : -3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • İzmir : 3 °C
  • Antalya : 7 °C
  • Erzurum : -15 °C

Başbakan Erdoğan'dan FLAŞ Açıklama

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.
Başbakan Erdoğandan FLAŞ Açıklama

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

12 yılı hizmetlerle, eserlele Türkiye'ye demokrasimize yaptığımız tarihi nitelikteki katkılarla geride bıraktık. AK Parti 12 yaşına ulaştı. 12 yıl çok uzun süre değildir. AK Parti Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet çınarının kökü derinlerde olan ulu çınarın gövdesinden gıdasını alan partidir.  AK Parti'yi diğerlerinden farklı kılan özelliği olduğunu billiyoruz. AK PArti sırtını statükoya dayamış parkı değildir. AK PArti gücünü, yetkisini belli güç odaklarından devşirmiş parti değildir. AK Parti fırsdatları değerlendirerek değil hakka inanarak millete inanarak bu inanaçtan taviz vermeyerek bugünlere ulaşmış partidir. Her yol mübah demedik. Her metod meşrudur bu anlayışı teslim olmadık.

"BİZ ELİNE SİLAH ALANLARDAN OLMADIK"

Hedefe ulaşmak zafere nail olmak menzile varmak sadece Allah'ın takdiridir. Önemli olan o yolda sapmadan tuzaklara düşmeden aldanmadan ve aldatmadan ileleyebilmektir. Yol arkadaşlarının önemini unutanlar kestirmeden menzile varmak isteyenler o menzile varsalar da o menzile tutunamazlar. Eğer siz menzile giden doğru yolu bulur o yolda doğru yol arkadaşları ile ilerlerseniz gerçek zafer nasip olacaktır. Sabır yoksa zafer de yoktur. Sabreden için zafer mukadderdir. Düştük yine kalktık ve hamd olsun ayakta dimdik yolumuza devam ediyoruz. İlkelerimizden taviz vermedik. Biz yenildiğini görüp, yenileceğini görüp, zaferin uzakta olduğunu görüp hakkı terk edenlerden eline silah alanlardan olmadık. Çünkü haklı olduğumuzu biliyorduk. Bizi şiddete sevk etmek için tuzak kuranlar, tahrik edenler bunlar biliyorsunuz her zaman oldu. Bizi silmek için kendilerine gerekçe arayanlar oldu. Allah'a hamd olsun kimseye bu bahaneyi sunmadık. Silah ve şiddet arkasına halk desteğini alamayanların yöntemidir. 2007 yılında AK Parti'ye açılan kapatma davasını inceleyin. O davalarda silah, şiddet, demokrasi dışı hiç bir hareket bulamazsınız. Hukuksuzluklara maruz kaldık. Eğitim haklarımızı kaybettik. Kızlarımızı üniversitelerin kapılarında ağlattılar. Bunlara rağmen siyaset yapma haklarımıza rağmen nice haklarımızın elimizden gasp edildiğine şahit olduk.

"YA SABIR ÇEKTİK"

Her seferinde ya sabır çektik.  Bizler AK Parti olarak çok uzun yoldan geliyoruz. Her türlü acıyı yaşadık. Zulme, baskıya maruz kalan kadro biz değildik. Bizimle birlikte temsil ettiğimiz sessiz yığınlardı. Bu ülkede milletin seçtiği hükümetler al aşağı edildi. Millet iradesini hazmedemeyenler tarafından demokrasiye darbeler vuruldu. Şu anda batının demokrasi sandık değildir. Demokrasi sadece mantık değildir sandığı o zaman da işlendi. Demokrasinin yolu sandıktan geçer.

"O ZAMAN MAHCUP OLURUZ"

Sandık milletin iradenin kendisidir. Mısır'da uygulanan budur. Mısır'da demokrasi sandık değildir diyor. Batı demokraside tanımı öğrenmesi lazım. Bu öğrenilemezse demokrasinin tanımındaki çelişkiler dünyayı başka yöne taşıyacaktır. Otogratik yönetime doğru taşıyacaktır. Onca acıyı yaşadıktan, onca engel geride kaldıktan sonra bugün ulaştığımız seviyeleri muhafaza edemezsek mahcup oluruz. Türkiye olarak dünyaya demokrasi dersi vermeliyiz. Gezi olaylarında benim milletim iradesine sahip çıktı. Gereken dersi gerektiği gibi verdi. Cam çerçeve indirerek değil sadece yasalar içersinde meydanlarda ne söylenmesi gerekiyorsa öyle ders verdi.

Biz, “yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer” olduğuna gönülden iman ettik. Biz ne yapsalar boş dedik. Ardından bir şey daha ifade ettik. Göklerden gelen bir karar vardır dedik. Tarih boyunca nice engellerle karşılaştık. Nice sıkıntılar yaşadık. Nice yaralar aldık. Ama hiçbir zaman vazgeçmedik. Düştük yine kalktık. Düştük yine kalktık. Hiçbir zaman yılgınlık içinde umutsuzluk içinde olmadık. İlkelerimizden hiçbir zaman taviz vermedik. Dava kararlılığımızdan hiçbir zaman geri adım atmadık. Biz zaferin çok uzakta olduğunu görüp hakkı terk edenlerden yani eline silah alanlardan, şiddeti bir metod olarak görenlerden de hiçbir zaman olmadık. Çünkü haklı olduğumuzu biliyorduk.
Buradan öteye de yine sabırla hareket edeceğiz. Yine sabırdan tahammülden halktan yol arkadaşlığından vazgeçmeyeceğiz. Sırtını statükoya dayayan, millet dışında güç odaklarına dayayan er yada geç kaybetmeye mahkumdur.
Bizler AK Parti olarak, teşkilat olarak çok uzun bir yoldan geliyoruz. Her türlü acıyı yaşadık. Zulme baskıya zorlamaya dışlamaya maruz kaldık. Dikkatinizi çekiyorum. Zulme baskıya ötelemeye maruz kalan kadro, hareket sadece biz değildik. Bizimle birlikte temsil ettiğimiz sessiz yığınlardı.
Bu ülkede çoğunluğun halkın seçtiği hükümetler hukuksuzca alaşağı edildi. Başbakanlar hukuksuzca idam edildi. Demokrasiye darbeler vuruldu. Milletin partileri kapatıldı. Hükümetler yasalar çiğnenerek sınırlandırıldı. Elleri kolları bağlandı. Son derece karanlık işler çevirildi. Terörle faili meçhulllerle hükümetler millet korkutulmak sindirilmek istendi.

ARKASINDA İSRAİL VAR, BELGELERİ ELİMİZDE

İşte şu anda Batı demokrasi sandık değildir veya demokrasi sadece sandık değildir diye işlemeye başladılar. Ama biz diyoruz ki sandık milli iradenin ta kendisidir.
Şu anda işte Mısır’da uygulanan budur. Ne diyorlar, demokrasi sandık değildir. Arkasında neresi var İsrail var. Çünkü İsrail, elimizde belgeleri var. 2011 seçimleri öncesinde Fransa’da yapılan bir oturumda, adalet bakanı ile bir entelektüel konuşuyor. O da Yahudi. Aynen şu ifadeyi kullanıyorlar. “Mısır’da Müslüman kardeşler seçimi kazansa da onlar kazanamayacaktır. Çünkü demokrasi sandık değildir.” Aynen. Uygulama bu.

GEZİ OLAYINDA MİLLETİM GEREKEN DERSİ GEREKENLERE VERDİ

Türkiye olarak dünyaya demokrasi dersi vermeliyiz. İşte malum Gezi olaylarında benim milletim iradesine sahip çıktı ve gereken dersi, gerekenlere gerektiği şekilde verdi. Ama cam çerçeve indirerek değil, Molotof kullanarak değil. sadece yasalar içinde hukuk içerisinde meydanlarda ne söylenmesi gerekiyorsa bunu söyleyerek bu dersi verdi. Milli iradeyi çok çetin bir mücadelenin sonucunda bu noktaya taşıdık. Burayı muhafaza etmek yükseklere taşımak zorundayız.

BEN DEĞİL ARKADAŞIM BU İŞE DAHA LAYIK DİYEBİLMELİYİZ
 
Rehaveti asla kaybedemeyiz. Mart seçim ayımız. Biz bu seçime, ben değil biz diyerek devam edemeyiz. Öyle hazırlanacağız. Bize saldıranlar kadar bizim üzerimizden millete saldıranlar kadar, bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara karşı da her an her saniye uyanık olacağız.

On yıllar boyunda yaptığımız gibi sabırdan tahammülden meşruiyetten asla taviz vermeyecek, ama milletin emaneti de gözümüz gibi namusumuz gibi koruyacağız. 
Ben olacağım değil. Ben değil arkadaşım bu işe daha layık diyebilecek bir nezaketi göstermek bizi çok daha güçlü kılacaktır.

Bize diktatör diyenlere hodri meydan diyorum. Mart ayında seçim var. Özgür şeffaf şekilde millet sandık başına gidecek. Son sözü millet söyleyecek. Son kararı millet verecek.

DİKTATÖR DİYENİ SALLANDIRIRLAR MISIR'DA OLDUĞU GİBİ
 
Bir Hacı Bektaş düşmanı saldırıda bulunuyor. Ancak muhalefet milletvekilleri saldıgana etten duvar örüyorlar. Saldırganı okşuyorlar. Bu kendini bilmez kısa bir süre sorgulandıktan sonra bakıyorsunuz hemen ödüllendirilircesine salıveriliyor. Sonra utanmadan sıkılmadan diktatörlükten bahsediyorlar. Kimse kusura bakmasın. Diktatörlüğün olduğu yerde kimse diktatörlüğü ağzına alamaz. Gazeteler dergiler televizyonlar yayın yapamaz. Sallandırırlar, Mısır’da olduğu gibi.

Türkiye’de kim böyle bir şeyden bahsedebilir. Çıkacaksın meydanlarda konuşmanı yapacaksın. Kanuna aykırı olarak bunları yapacaksın. Sevsinler seni.

"CHP DEMOKRASİ İÇİN TALİHSİZLİK"

CHP’de zaten çok ciddi bir liderlik boşluğu var. Genel başkan boşluğu vardı. CHP genel müdürünün dahi kontrolünden çıkmış durumda. CHP şu anda sadece sokakta şiddet uygulayanlarla, cam çerçeve kıranlarla ancak gündeme gelen bir partidir. CHP’nin gündemi artık barbarlar, medya kuruluşları tarafından belirleniyor. CHP her kafadan bir ses çıktığı umutsuz bir parti haline geldi. Bu ülkenin başbakan yardımcısı yumruklanıyor. Kürsüde kalkıp da benim başbakan yardımcımdan özür dahi dilemeyeceksin. Ve elemanların onu okşamaya başlayacaklar. Etten duvar örecekler. Ondan sonra da savcılığa kadar yanında olacaklar. Görev ifa edecekler. Siz hangi diktatörlükten bahsediyorsunuz? Sevgili milletim CHP denilen siyasi parti ne yazık ki çok talihsiz ellerdedir. Demokrasi için bu çok büyük bir talihsizliktir. CHP öfkenin şiddetin diline daha fazla sarılacaktır. Geçmişte bunu defalarca yaptılar. Hiçbir zaman kazanamayacaklarını anlayınca da şiddeti körüklediler. Ama bugün ne biz, ne de aziz millet bu bayat senaryoya asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Son sözü sandık söyleyecek.

"SİSİ'Yİ GÖREVE MURSİ GETİRDİ"

Mısır’daki hiçbir cemiyet diktatörlük veya buna gerekçe teşkil edecek şiddete başvurmamıştır. Mısır halkı haklı olduğunu biliyor. Meşru zeminden asla taviz vermiyordu. 60 yıl 70 yıl süren rejimin ardından demokratik rejim için kolları sıvadı. Serbest seçimler yapıldı ve halk kendisini yönetecek kadroyu iş başına taşıdı. Yüzde 52 oy ile Sayın Mursi’yi işbaşına getirdi. Değerli arkadaşlar süratle bir anayasa oylaması yapıldı. Yüzde 65 oyla bir anayasa kabulü oldu. Batı, bir yıllık süreçte halkı kucaklamadı diyor. Ne yazık ki İslam ülkelerinin birçoğunda aynı şekilde kullananlar var.

Bir şeyi sormak istiyorum. Bir yıl içerisinde bu nasıl kucaklamamak ki, mevcut kabinenin 3’te 2’si hala kabinesini oluşturuyordu. Üçte birini değiştirmişti. Kendisine bu darbeyi yapan Sisi, genelkurmay başkanlığına Sayın Mursi’nin getirdiği kişiydi. Arkasından da kendisini milli savunma bakanı yaptı. Bizim buraya da geldi. Şu anda cumhurbaşkanlığına gelen kişi, aslında Sisi’nin yönettiği bir kişidir. Onu da Anayasa Mahkemesi başkanlığına Sayın Mursi getirildi.

"BU BAL GİBİ DARBEDİR"

Bu siyasi literatürde bal gibi darbedir. Bu darebede kan vardır. Bu darbede 17 yaşında Esma vardır. Binin üzerinde ölü, 5 binin üzerinde yaralı var.

"HANİ AVRUPA NEREDE?"

Bunlar öyle ki kilise ve camileri yakmışlardır. 100 bini aşkın Suriye'de ölü var. Milyonları geçti göçmen. Hani Avrupa, nerde? Bunlar şimdi gülüyorlar.

"İSLAM COĞRAFYASINDA ZEKATA MUHTAÇ OLANLARI BİLİYORUZ"

Eğer batı yardımı keserse Arap dünyası biz sahip çıkarız. Ama biz islam coğrafyasında zekata muhtaç olanları da biliyoruz. Evet bir kaymak tabaka var. Hani diyor ya bunlar bizim sefillerimiz Hugo'nun değil. Mısır halkı oyuna sahip çıktı. Ramazan ayında onların üzerine tankla, tüfekle geldiler.

"MISIR ORDUSUNDAKİ MÜSLÜMANLARA SESLENİYORUM"

Mısır ordusundaki müslümanlara sesleniyorum; siz nasıl müslüman kardeşinize silah çekersiniz? Biz bunu geçmişte ağır ödedik. Türkiye olarak Mısır'daki darbeye en sert tepkiyi gösterdik.

"SESİMİZİ ÇIKARMAZSAK AYNI ŞEY BAŞIMIZA GELİR"

Bahçeli çıkmış diyor ki; sayın Başbakan Mısır'daki darbeyi hazmedemedi. Siz bunu kabul ettiniz mi?, Evet biz bu darbeyi kabul etmiyoruz ve susmuyoruz. Bugün sesimizi çıkarmazsak yarın aynı şey bizim başımıza gelir. Bugün kardeşlerini Yusuf'u çıkarıp Mısır'a hükümdar ettiyse, Mısır halkının kendini yönetmesine kimse mani olamayacak. Biz çocuklarımıza şerefli bir mazi bırakacağız. Zalimin karşısında dimdik duracağız. Bir yandan seçimlere hazırlanacağız.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim