• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara : 14 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Antalya : 26 °C
  • Erzurum : 15 °C

Cemaate Kumpas İddiası! Polis Memuru Deşifre Etti

Polis memuru Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği ihbar mektubunda Fethullah Gülen cemaati aleyhine işlem yapmaya zorlandıklarını iddia etti.
Cemaate Kumpas İddiası! Polis Memuru Deşifre Etti

Polis teşkilatı içerisinde illegal isteklere maruz kaldığını söyleyen bir polis memurunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği ihbar mektubunda çarpıcı bilgilere yer verildi. KOM Daire Başkanlığı'nda görev yaptığını belirten polis memuru kapatılmış soruşturma dosyalarının yeniden açılarak delil üretmek suretiyle Fethullah Gülen cemaati aleyhine işlem yapmaya zorlandıklarını iddia etti. 

"CEMAAT ALEYHİNE SAHTE DELİL ÜRETİYORUZ" 

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Dairesi'nde görevli polis memuru, mektubunda özellikle 17 Aralık'ta operasyon talimatı verilen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ardından yaşadıklarını anlatıyor. Hukuksuz işlere alet edildiklerini ve mesleğine karşı ihanet etmeye mecbur bırakıldıklarını anlatan polis memuru, özellikle görevlendirildiğini düşündüğü bir savcının hukuksuz talepleri olduğunu anlattı. Bu savcının adli süreçleri tamamlanmış ve kapatılmış olan dosyaları KOM'a ilettiğini ve hukuksuz olarak tekrar incelenerek mutlaka Fethullah Gülen Cemaati aleyhine malzeme bulunmasına çalışılmasını istediğini açıkladı. 

Polis memuru mektubunda şu ifadelere yer verdi; 

İŞTE O MEKTUP: 

"Uzun yıllardır polis memuru olarak hizmet verdiğim Emniyet Teşkilatı'nda 17 Aralık operasyonu sonrası yaşanılan süreci veya bir benzerini meslek hayatım boyunca ne gördüm ne de duydum. Bunca yıllık tecrübelerim ışığında bizzat emniyet teşkilatının bu denli preslendiğini, adeta felç edilerek görevini yapamaz hale geldiğini, bazı teşkilat mensuplarının bilfiil hukuk dışına çıkarak belirli odakları suçlu gösterme girişimlerini hiçbir dönemde müşahede etmediğimi rahatlıkla ifade edebilirim. Tayin furyası neticesinde KOM Daire Başkanlığı'nda göreve başlayan bir memur olarak hukuksuz işlere alet edilmenin vicdan azabını iliklerime kadar duyuyor, mesleğime karşı ihanet etmeye mecbur bırakılışımızı içime sindiremiyorum. Benim durumumda olan pek çok arkadaşım olduğunu da yakinen biliyorum. Öyle ki teşkilat içerisinde - belki de vatana en önemli hizmetlerin verileceği - böyle bir dairede olmaktan büyük bir haz almak yerine kendimize olan saygımızı bile yitiriyoruz. İşte kendimle olan bu iç hesaplaşmam neticesinde en son yaşanan büyük bir hukuksuzluğu ifade etmek istiyorum. 

"CEMAAT ALEYHİNE DELİL ÜRETİN"

Kamuoyunun malumu olduğu üzere özellikle ve başta KPSS sınavı olmak üzere dönem dönem ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ilişkin pek çok şayia ortaya atılmıştır. Bu kapsamda teşkilatımızca gerekli soruşturmalar yapılmış olup pek çok sınav çetesi tespit edilmiştir ve hukuki çerçevede gerekli yaptırımlar yapılmıştır. Suçlular yakalanarak ilgili dosyalar kapatılmıştır. Ancak, şu son yaşanan süreçte bu dosyaların hukuksuz olarak tekrar tekrar incelenmesi ve mutlaka Fethullah Gülen Cemaati aleyhine malzeme bulunması gerekliliğinin ifade edilmesi en hafif ifadesi ile mesleğimizin ve görevimizin suistimal edilmesi anlamına gelmektedir. Öncelikle, maksatlı olarak bu işin üzerine gittiğini düşündüğüm bir savcı bugüne kadar gerekli tahkikatlar yapılarak adli süreçleri tamamlanmış ve kapatılmış olan dosyaları dairemize iletti. Bu dosyaların bırakın incelenmesi, adliyeden çıkarılarak dairemize getirilmesi bile çok büyük bir suçtur. Mesai sonrası geç bir vakitte birkaç araba ile bu dosyaları büyük bir gizlilik ve tedirginlik içinde dairemize getirdik. Sahte deliller üretmek suretiyle masum insanlara ve hatta topyekun bir cemaate kumpas kurmamız için zorlandık, zorlanıyoruz. 

"SAHTE DELİLLERLE FEZLEKELER HAZIRLANIYOR"

Özellikle, 2010 yılı KPSS sınavı ile ilgili olarak sınava ilişkin hukuksuz işlerin failleri olan suç şebekeleri deşifre edilmiş iken bu işi Cemaate mutlaka mal etmemiz gerektiği üstlerimiz tarafından sürekli dile getirilmektedir. Önceleri bu dosyalar üzerinde büyük bir gizlilik ile 2-3 ay gibi bir zaman çalışarak cemaat mensubu olduğu düşünülen kişilere ve hatta bazı kurumlara operasyon yapılacağı ifade ediliyordu. Ancak, bugünlerde bu işlemin seçim öncesi yapılması gerektiği, bu noktada siyasi iradenin en üst perdeden kesin talimatları olduğu bize bildiriliyor. Dolayısıyla, sahte ve temelsiz delillerle şahıslar için uydurmadan ve kurgulamalardan ibaret fezlekeler büyük bir hızla hazırlanıyor. Savcı da zaten ifade ettiğim gibi maksatlı ve belli ki bu işe özel ayarlanmış bir kişi olduğundan amacı sadece Cemaatin itibarsızlaştırılması olan bir operasyonun yapılması an meselesi haline geliyor. Zaten, bizzat Başbakan'ın demeçlerinin satır araları incelendiğinde aslında bu konu açıkça anlaşılıyor. Hele hele TRT Haber'deki Başbakan'ın röportajını izlediğimde yüreğim ağzıma geldi ki neredeyse tüm bu hukuksuz işleri televizyonda bizzat kendisi deşifre edecek zannettim. 

"ŞEREFLİ BİR POLİS MEMURU OLARAK BU İŞE ALET OLMAK İSTEMİYORUM"

Sürecin sadece KPSS ile sınırlı kalmayacağı ve diğer tüm sınavlar için de benzer çalışmaların yapılması isteniyor. Zaten gelen klasörlerde YDS-YGS-HAKİMLİK-SAVCILIK-KAYMAKAMLIK-POLİSLİK-KOM. YRD. gibi sınavlara ilişkin geçmişe dönük tahkikatlar da var. Sonuç olarak, ülkemizin geçirdiği bu badirede hukukun tamamıyla ayaklar altına alındığını görüyor ve şerefli bir polis memuru olarak bu işe alet olmak istemiyorum." 

Savcılık ihbar mektubundaki iddialar ile ilgili inceleme başlattı.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim