1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Emniyet ve Yargı Üzerinden YENİ FİTNEYE DİKKAT

Emniyet ve Yargı Üzerinden YENİ FİTNEYE DİKKAT

Görevini kararlı biçimde yapan yargı ve emniyet mensupları bankamatik memuruna çevrilirse, artık o kurumlarda elini taşın altına koyacak adam bulmak imkânsızlaşır.

A+A-

Son günlerde yeni bir FİTNE tedavüle sokulmuş durumda. "Operasyonlar ülkeyi geriyor" diyen, Türkiye'yi Finlandiya veya Danimarka zannederek 3. ve 4. yargı paketlerinin çıkması için hükümete kulis yapanlar, bugün Gezi olayları üzerinden "camia"yı hedef gösterip, emniyet ve yargının yumuşak davrandığını iddia ediyor.

Bu durum üzerinden "Yeni Fitneye" dikkat çeken Bugün Yazarı Adem Yavuz Arslan "O 'operasyonları yapıyor denilen yargı'dan eser yok artık. Ergenekon, Balyoz gibi önemli ve seri operasyonları yapan bütün kadrolar yargı ve emniyetten silindi"hatırlatması yaptı.

Arslan, Gezi eylemlerinde avukatların hep 3. ve 4. yargı paketlerine atıfta bulunduklarını hatırlatarak, "Biraz da oturun 3. ve 4. yargı paketleriyle ne yapıldı diye düşünün. Bugün çok şikayetçi olunan serbest bırakmaların geneli bu yargı paketleriyle gelen özgürlük hakimlerinin işi" olduğuna dikkat çekti. 

Arslan son yazısında çarpıcı bir de mesaj verdi: Görevini kararlı biçimde yapan yargı ve emniyet mensupları bankamatik memuruna çevrilirse, artık o kurumlarda elini taşın altına koyacak adam bulmak imkânsızlaşır.

İşte Adem Yavuz Arslan'ın son dönemde çıkarılan FİTNEYLE ilgili analizi;

Gezi Parkı olayları ilk patlak verdiğinde toplu halde bir polis eleştirisi başlamıştı.

Sonra eylemlere destek veren kesim polis eleştirisine devam ederken, eylemlerin hedefinde olan hükümet ise bundan vazgeçti ve "destan yazdı" boyutuna varan savunmalar başladı.

Olayların yargı aşamasında da benzer bir durum var.

Eylemleri destekleyenler "av" başlatıldığını savunurken, eylemlere karşı olanlar ise yargıyı yumuşak davranmakla suçluyor.

YARGI ÜZERİNDEN YENİ FİTNE

Bunlardan biri "Daha önce çok rahat şekilde gözaltılar yapıp iddianameler hazırlayan emniyet ve yargının ilginç bir şekilde Gezi Parkı eylemcilerini serbest bıraktığını, sanki olayların yeniden başlamasını istediklerini" yazdı.

Bunu daha açık yazanlar da var.

Gerek medyada gerekse sosyal medyada açıkça "cemaat" vurgusu yapılıyor. Fitne kazanının kaynatıldığı yeni bir nokta.

Daha önceki çamurlar tutmadığı gibi bu da tutmayacak ama tarihe not düşmekte fayda var.

YENİ YARGI KADROSU BU

"Daha önce operasyonlar yapan emniyet ve yargı" vurgusu önemli.

Özel yetkili mahkemeler kapatıldığında, Zekeriya Öz başta olmak üzere derin yapılarla mücadele eden savcı ve hakimler görevden alındığında, bu operasyonlarda görev alan emniyet mensupları Polis Meslek Yüksek Okulu emrine verilerek bankamatik memuruna çevrildiğinde söylediğim için şimdi içim rahat olarak tekrar söylüyorum.

 O 'operasyonları yapıyor denilen yargı'dan eser yok artık.

Ergenekon, Balyoz gibi önemli ve seri operasyonları yapan bütün kadrolar yargı ve emniyetten silindi.

Değişikliklerle yargı altüst edildi.

Hatta en son yapılan yüksek yargı düzenlemesiyle bu değişiklikler artık Yargıtay ve Danıştay'a kadar uzanacak.

"Operasyonlar ülkeyi geriyor" diye eleştiren köşe yazarları şimdi de "Niye operasyon yapılmıyor" diyor. İyi de operasyon yapanlar kalmadı ki ortada. Hepsi birer bankamatik memuruna dönüştürüldü.

Üstüne bir de 3. ve 4. yargı paketleri geldi.

Biraz da oturun 3. ve 4. yargı paketleriyle ne yapıldı diye düşünün. Bugün çok şikayetçi olunan serbest bırakmaların geneli bu yargı paketleriyle gelen özgürlük hakimlerinin işi.

Türkiye'yi Finlandiya veya Danimarka zannederek bu yargı paketleri çıksın diye köşelerce yazı dizenler, canhıraş destek verenler bugün ağlamamalı bence.

Son eylemlerde suça karışanların avukatlarının savunmalarına bakmak yeterli.

Hemen hemen tamamı 3. ve 4. yargı paketlerindeki düzenlemelere atıf yapıyor.

Gösteri, yürüyüş, propaganda, örgüt üyeliği, örgüt üyesi olmadan örgüt faaliyetleri doğrultusunda suç işleme sistematiğinde TCK öylesine bir hal aldı ki, birini tutuklamayı bırakın gözaltına almak bile hayli zor.

3. ve 4. yargı paketlerinin çıkartılması için gece gündüz hükümete kulis yapanların Gezi olaylarının içinde olması bu açıdan şaşırtmamalı.

Gösteri, yürüyüş, eylem dahil demokratik haklarını kullananlarla, şiddete başvurup bu alanın dışına çıkanları birbirinden ayırmak, ilkine olabildiğince özgürlük tanırken, ikincisinin üstüne yetkili biçimde gitmek gerekiyordu.

Ancak iki grubu birbirinden ayıran alan şu an tamamen flu hale getirildi.

Bir kurumu bir düzenlemeyle, kuruma bakış açınızdaki değişimle bitirirsiniz. Görevini kararlı biçimde yapan yargı ve emniyet mensupları bankamatik memuruna çevrilirse, artık o kurumlarda elini taşın altına koyacak adam bulmak imkânsızlaşır.

Kaldı ki yaşanan tasfiye topyekûn bir kadronun buharlaştırılmasına neden olmuşsa, durum daha da vahimleşir.

Birileri hâlâ fitne kazanını kaynatmaya devam ediyor.

Hem yaptıklarıyla emniyet ve yargıda ciddi tahribatı teşvik ettiler hem de fitneyi düşmanlık boyutuna taşımak için "Gezi'ye fırsat veriliyor" diyorlar.

Oysa birazcık objektif baksalar, hükümetin 3. ve 4. yargı paketlerinden kaynaklı Gezi sürecinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle yeni düzenlemeler yapma ihtiyacı hissettiğini görecekler.

Yeni terör paketi yeni sorunlar doğurabilir

Türkiye'de yaşayan her bireyin hak ve özgürlük alanını genişletecek adımlar, konjonktür dikkate alınmadan yapılmalı.

Ama "Özgürlük alanını genişletme=Yargı yetkilerini kısıtlama" basitliğinden de kurtulmak lazım.

3. ve 4. yargı paketleri, yargı ve emniyetteki değişimler ortada.

Hem bu tablonun sonucuna şaşıranlara şaşırıyorum hem de her durumdan fitne çıkarmak isteyenlerin azmine.

Son olarak çözüm sürecinin gereği olarak Terörle Mücadele Kanunu ve bağlı yasalarda yapılacak değişikliklerin, ortaya çıkaracağı vahim durumları da oturup izlemek lazım.

Yolda olan Terör Paketi'ni bu çerçevede izlemek gerekir.

Bir taraftan KCK'lılar serbest bırakılsın diye gayretler varken; diğer taraftan 'Geziciler mutlaka tutuklanmalıydı' demekte ki mantık, mantık değil.

Günlük olaylara bağlı yasa değişiklikleri sadece kargaşa getirir.

Kişilerin özeline uydurulmaya çalışılan yasalar, başka kişilerin durumuna uygulanınca tam bir garabet ortaya çıkar.

Özetle kalıcı ve sağduyulu tutumlara ihtiyaç var.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!