1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erdoğan, 2. Selahattin Eyyubi olabilir!

Erdoğan, 2. Selahattin Eyyubi olabilir!

Haber 7 , Diyarbakır'dan sonra Mardin'de... Mardin halkı son atılan adımlara halen inanamıyor ve bu saatten sonra bu sorunun çözüldüğüne inanarak Başbakan Erdoğan'a gösterdiği cesaret örneğinden ötürü minnet ediyor…

A+A-

Remziye Karakuş ve Kenan Biter'in haberi

Haber7'nin, çözüm süreci sonrası halkın nabzını tutmak üzere gittiği bölgede ikinci adresi, tarihi ve kültür çeşitliliği ile adeta küçük bir Türkiye'yi andıran bölgenin önemli şehirlerinden medeniyetler şehri Mardin oldu.

Kürtlerin, Arapların, Ermenilerin ve Süryanilerin bir hoşgörü ortamında yaşadığı Mardin'de ortaya çıkan bu güzel tablo, aslında bugün tarihi adımlar atılarak çözülmeye çalışılan Kürt sorununun bu safhalara gelmeden nasıl çözülebileceğini de net bir şekilde gözler önüne seriyor.

21 Mart'ta Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz'da okunan mektup ve ardından PKK'nın ateşkes ilan etmesi hiç şüphesiz Mardin'de gencinden yaşlısına toplumun her kesiminde büyük bir heyecan yaratmış gibi gözüküyor.

Haber7'nin Mardin sokaklarında görüşüne başvurduğu halkın büyük bir çoğunluğu yaşanan gelişmeleri geç gelen bahar olarak nitelendirip, 21 Mart'ı bir milat kabul ederek bu sorunun artık çözüldüğüne inanırken, belli bir kesim ise yıllardır kahvede, evde, işte ve kişisel sohbetlerde her zaman ortaya konulup sabahlara kadar nasıl çözülebilir noktasında beyin fırtınası yaptıkları terör ve Kürt sorununun çözümü ile ilgili hızlı ve beklenmedik bir şekilde atılan adımlara halen inanamayıp sürece temkinli yaklaşarak gideceği noktayı  umutla ve merakla  bekliyor… 

 

MARDİNLİ ÇÖZÜM SÜRECİ İÇİN UMUTLU


Mardinliler yaşanan gelişmelerin öncüsü olan Başbakan Erdoğan'ı da unutmayarak, ona övgüler yağdırıyor.  Cesur çıkışından ötürü Erdoğan'a minnetlerini dile getiren halk, bu sorunu çözmesi halinde Erdoğan'ın bölge halkının gözünde ‘2.Selahattin Eyyubi' olacağını söylüyor.

İşte Mardin'deki STK'ların, İş adamlarının, din adamlarının ve farklı grupların temsilcilerinin yaşanan gelişmeler üzerine yaptıkları yorumlar:

BİZ  TAŞIN ALTINA BOYNUMUZU KOYMAYA HAZIRIZ!

Kızıltepe Ticaret Odası Başkanı Mahmut Dündar: Hepimizin çok hoşuna gitti. Buradaki halkın tek temennisi çözüm. Ticaret bakımından çözüm bir ivme kazandıracak. O yüzden her açıdan hayırlı olacak bu süreç için her gün dua ediyoruz. Başbakana çok güveniyoruz ve bunu sadece sayın Başbakan'ın yapacağına inanıyoruz. Tabide bizlerde bu bölgelerin insanları olarak üzerimize düşen neyse canla başla yapacağız. Elimizi değil boynumuzu taşın altına koyacağız. Bu bir gemi batarsak hepimiz batarız, çıkarsak hepimiz çıkarız. Sokakta inanın yaşanan gelişmeler sonrası adeta bir bayram havası yaşanıyor.

 BAŞBAKAN'IN İÇİ RAHAT OLSUN

 Emekli imam - Kanaat önderi - Abdulhalim Ete: Çok olumlu, umut veren bir süreçtir. Biz bu sorunu 30 yıldır çekiyoruz. Daha ne çekeceğiz. Zararın neresinden dönersek dönelim kardır. Yoksa bu sorun çözülmez ise daha fazla kan akacak. Bu tarihi fırsatı tüm bölge halkı olarak sahipleniyor ve devamı için elimizden geleni yapacağımızın sözünü veriyoruz. Başbakan'ın içi rahat olsun sonuna kadar arkasında olacağız.

BAŞBAKAN ‘2.SELAHATTİN EYYUBİ' OLACAK!

Memur - SEN Başkanı Mustafa Aydın: Kürt sorunu Türkiye'nin kronik bir meselesi haline dönüşmüştü. Bugünden yarına çözülecek diye beklememiz yanlış olur ama bu süreç sonrası çok büyük farklılıklar yaşanmaya başladı. Artık karanlık bir dönem sona ermiş oldu. Doğu ve G. Doğu'da çok büyük bir mutluluk yaşanıyor. Bu sorunu çözen ikinci bir Selahattin Eyubi olur, Başbakan Erdoğan şu an bu ünvana sahip en yakın isim olarak gözüküyor. Batı'daki yanlış algıların yıkılması için projeler gerçekleştirilmesi lazım. Bu tarihi mesuliyetin STK'lar tarafından da desteklenmesi gerekiyor. Biz Mardinliler olarak daha aktif bir şekilde katkı sunmak için var gücümüz de çalışacağız.

ÖCALAN HERKESİ ŞAŞIRTTI

MÜSİAD Mardin İl Başkanı M. Ali Dündar: Hükümetin karşılıklı olarak başlatmış olduğu 3 aylık süreç bölge insanlarının beklentilerini karşılayarak bir umut oluşturdu. Bu umudun devamında yapılan görüşmelerin hepsini yapıcı olarak halk yorumladı. Abdullah Öcalan'ın mektubundaki ifadeler herkesi çok şaşırttı. İslam vurgusu, Misak-i Milli'den bahsetmesi ve silahların ülke dışına çıkması yönünde emir vermesi çok önemli. Hükümetin İmralı sürecini aleni olarak yapması da halk tarafından çok samimi bulundu. Son Nevruz'da olayların çıkmaması da halkın bu konu hakkındaki görüşünü net bir şekilde ortaya koydu. Öne sürülen bayrak konusunda şunu söyleyeyim, bu bölgede kimsenin bayrak ile sorunu olmamıştır ve olmayacaktır. Kürt toplumu bu sorunun yüzde 90 bittiğini düşünüyor. Şimdi bundan sonra sürece karşı çıkanların ikna edilmesi gerekiyor. Herkes sağlıklı söylemlerde bulunmalı ve hükümet bu adımları sağlam bir zemine oturtmak için acilen yeni bir anayasa oluşturmalı.

BAYRAĞIN OLMAMASI ÇOK BÜYÜK EKSİKLİK!

Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu: Şu an Türkiye gelecek yüzyılımızı şekillendirecek olan tarihi bir süreçten geçiyor. Bu süreç ülkedeki tüm acıları, kederleri yok edecek bir süreçtir. Bizler bu çerçeveyi doldurmak için çaba sarf edeceğiz. Gelinen noktada modern ulus devletinin Türkiye'ye artık hükmetmediğini gördük. Bizim arzumuz çözüm sürecinde bu çok kültürlü yapıyı yasal zemine bağlamaktır. Yapılacak anayasal değişiklik Türkiye'nin önünü açacak ve ülkemizi model bir ülke haline dönüştürecek. Bu süreci yönlendirecek başta Başbakan'ımız olmak üzere hükümette birçok akil adam var o yüzden kimse ürkmesin. Nevruz kutlamalarında bayrağın olmaması çok büyük bir eksiklikti çünkü o bizim milli değerimiz. Biz halen Çanakkale ruhunu beraber yaşıyoruz. Huzur ve güven ortamı oluştuğunda yatırımlar hızlanır ve birçok insan bu işten ekmek yer.

EN KÖTÜ BARIŞ SAVAŞTAN İYİDİR!

Mazlum-Der. Başkanı Av. Bahattin Uncu:  Çözüm sürecinde gelinen aşamayı her ne kadar geç olsa da çok olumlu buluyorum. Şimdiye kadar yapılan yanlışlıklar yüzünden bu iş bu noktaya geldi. Ancak son 10 yıldır atılan adımları yapıcı olarak yorumluyorum. Bizlerde bu saatten sonra atılan adımları destekleyerek şimdiye kadar göstermediğimiz şekilde duyarlılık göstereceğiz. Öte taraftan Öcalan'ın mesajını da kucaklayıcı ve olumlu bulduk. Çünkü en kötü barış savaştan iyidir. Bu süreç çok uzun bir süreçtir o yüzden sabırlı ve iyi niyetli olmalıyız. İki tarafın da kazandım veya kaybettim gibi bir düşünceye kapılmaması gerekiyor. Bu noktada sürece sonuna kadar destek verip gereken tüm fedakarlığı yapacağız.

KÜRT MİLLETİNİN KÖTÜ NİYETLİ OLMADIĞI ANLAŞILDI

Necmettin Başboğa (ilim ve Yayma Cemiyeti Mardin Şube Başkanı): Bu son açıklama Türk halkı için de Kürt halkı için de çok önemli.  Bu mesaj, bu güne kadar oynanan oyunların kırılmasıdır. Okunan mektup verilen mesajlar, halka çok iyi yansıdı. Bu süreçle Kürt halkının kötü niyetli olmadığının ve çözüm için her fedakarlığı yapabileceği anlaşıldı. Verilen mesajla bugüne oynanan oyunlar karşısında bu halkların bölünmeyeceğini bölünemeyeceği anlaşıldı. Bin yıldır birlikte yaşıyoruz. Bu süreç iki halkın yararına olacak.

 Şuanda herkes üzerine düşeni yapmalı. Bu barışın sağlanması için çalışmalı ve çalışacak da... Sokakta gördüğümüz insanlar artık daha mutlu ve daha umutlu. Barışın sağlanması toplumumuzu çok olumlu etkiledi… Şimdiye kadar yaşanan entrikaların bozulması bu açıklamalarla bozulacak.

BİR SORUN ÇIKARSA SORUMLUSU MUHALEFET PARTİLERİDİR

Mehmet Timurağaoğlu Suriye Yardımlaşma Platformu Başkanı- Aşiret ağası): Her eve kan ve gözyaşının girdiği bir bölgede yaşıyoruz. Başbakanımız baldıran zehrinden bahsediyorsa bizim de bunu içmeye hazır olmamamız lazım. Hepimizin bu çözüm sürecine katkı sağlaması lazım. Hiç kimsenin çözüme engel olmaması ve bu sürecin tamamlanmasını istiyoruz. Bu süreci sekteye uğratmak, bu işe çomak sokmak isteyen insanlar olacak. Ne olursa olsun bunu aşmamız ve sabırlı olmamız lazım. Türkiye'yi kendi coğrafyasında bitirmeye çalıştılar ancak başaramadılar. Suriye noktasında da aslında oyun Türkiye üzerine kuruldu. Bu süreçte sorunlarının bitebilmesinin yollarından biri de GAP projesinin tamamlanmasıdır.  Aşı işi olan insanlar terörle uğraşmaya fırsat bulamaz. Mardin'in toprağı var, güneşi var ancak, suyu yok. Toprakların da daha verimli olabilmesi ve ülkenin ekonomisine katkıda bulunabilmesi için suya ihtiyaç var. Eğer GAP suyu gelişe tersine göç yaşanır. Onun için bunun bir an önce hayata geçilmesi gerekiyor. Muhalefet partilerinin tavrını doğru bulmuyoruz. Muhalefet partilerinin kendine çeki düzen vermesi lazım. Türkiye'yi bu coğrafyada lider konumuna yükseltecek bir çalışmayı engellemeye çalışıyor. Muhalefet partileri yarın tarih önünde mahkûm olacak. Bu işte bir sorun çıkarsa sorumlusu muhalefet partileridir. Bu işten çıkarı olanlar süreçten rahatsız. Bu konuda hepimize çok büyük görevler düşüyor. Öcalan'ın İslam şemsiyesi altında birleşme çağrısı çok önemli ve anlamlı. Düne kadar böyle bir şey görmedik. BDP'nin İslam kardeşliğini ön plana çıkarmaması yanlıştı. Biz Öcalan'ın bu kucaklaşma çağrısını çok anlamlı bulduk, bu kucaklaşmaya sahip çıkmamız lazım.

BU SEVİNCİ BOĞAZIMIZDA BIRAKMAK İSTEYENLER OLACAK

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırma Merkezi Mardin Şube Başkanı Ahmet Akgül:Pek çok kesim Öcalan'ın bu mesajlarını beklemiyordu ve mesaj herkesi şaşırttı. Doğrusu yeni bir vizyon, yeni bir Ortadoğu, Orta Asya bunlar beklenmiyordu. Verilecek mesajlar doğuyu da batıyı da kapsayacak bir mesaj olsun diye dua ediyorduk. Tam da böyle oldu. Mesajdaki kadim Anadolu, Çanakkale, İslam kardeşliği, helalleşme çağrısı ve silah bırakma çağrısı çok önemliydi. Başbakanın verdiği ve üzerinde durduğu özgürlüklerden sonra Nevruz 2013 bir final niteliği taşıdı. Barış sağlanırsa bu birilerinin bundan ciddi zarar göreceğini ve bu işe sokmak isteyeceğini çok iyi biliyoruz. Bunu daha önce yaşamıştık. Habur bunun en önemli örneklerinden biridir. Bu sevinci boğazımızda bırakmak isteyecek içeriden ve dışarıdan pek çok mihraklar olacak. Bunun için çok uyanık olunmalı. Hepimiz bu barış sürecini sonuna kadar destekliyoruz.

GENÇLER ARTIK MEMLEKETLERİNE YATIRIM YAPMAK İSTİYOR

Gazi Yıldız ( Genç MÜSİAD Mardin Şube Başkanı ): Nevruz ile oluşan barış havası en çok gençleri sevindirdi. Barışın gelecek için olmasını istiyoruz. Savaş planı yapan, savaşın derdinde olan bir gençlik değil, ülkesi için ekonomik planlar yapan gençler hayal ediyoruz. Bu süreç bizi çok mutlu etti. İnsanlar artık memleketimiz için bir hizmette bulunduğumuzda karşılığını alacağız diye umut ediyor. Eskiden yaptığımız bütün hizmet ve girişimler sabote ediliyordu. Ülkemizin genç ve girişimci nüfusu çok yoğun. En büyük sıkıntılarımızdan birisi bu savaştı. Barış olursa inanıyorum ki gidip Batı'da yatırım yapmayı tercih eden insanlar artık bu bölgeyi tercih edecek. İstihdama aç olan gençler artık kendi memleketlerinde yatırım yapacak. Gençler artık kendi memleketlerine yatırım yapmak istiyor.

OLGUNLAŞAN BU SÜRECİ ÇÜRÜTMEMEK GEREKİR

Mehmet Şerif Öter( Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı ) : Sokakta artık umut var sevinç var. Kimse bu sürecin bu noktaya gelebileceğini beklemiyordu. En başından bu savaşa destek veren Batı ülkeleri artık kendi iç sorunları ve ekonomik krizleriyle boğuşuyor. Onun için bu süreç ülkemiz için büyük bir fırsat. Başbakan Erdoğan bunu iyi teşhis etti ve risk aldı. Hükümetin bu adımı atması devrim niteliğindedir. Bu sürecin en büyük riski zaman kaybıdır. Bu süreci her an provoke etmek isteyecek insanlar olacak. Hükümetin Akil adamlar önerisi çok önemli ve anlamlı. Olgunlaşan bu durumu bu meyveyi çürütmemek gerek. Örgüt elemanlarının sınır dışına çıkması için bir önce zemin hazırlanmalı ve gereği yapılmalı.

TARİHİ BİR KIRILMA YAŞANIYOR

Mahmut Yavuz ( Bengisu Derneği Başkanı) : Bu süreçle birlikte tarihi bir kırılmanın yaşandığına inanıyorum. Ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir süreç. Bir takım olumlu gelişmeler var. Halk da bu işe olumlu bakıyor. Ben hükümetin samimi olduğuna yüzde yüz inanıyorum. Kürt halkının soru sormaya ve kaygı duymaya hakkı var. Bunun da gözlemlenmesi ve dikkate alınması gerekiyor. Üzerimize düşen her ne varsa yapmaya hazırız ve bu sürece sonuna kadar destek veriyoruz. 

 

kenan.biter@haber7.com

remziye.karakus@haber7.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!