1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan: Siz ormanda yaşayın biz yol yapacağız

Erdoğan: Siz ormanda yaşayın biz yol yapacağız

Başbakan Erdoğan, Ankara'da ilçe belediye başkanları toplantısında konuştu.

A+A-

Erdoğan 2014  yerel seçimlerine iki önemli enstürümanla girdiklerini belirtirken belediye başkanlarını uyardı.

Erdoğan, Ak Parti'nin  millet için çalıştığını seçim için değil milletin gönlünü kazanmak için çalıştığını söyledi.

Vatandaşların alt yapı yatırımlarını görmediğini bunun iyi anlatılması gerektiğini anlatan Erdoğan " Bizi karalamak için her yola başvuracaklar. Bugün şehir hastanesi temel atma törenine gidiyorum üniversite gençliği yol istemiyoruz orman istiyoruz" diyor. Böyle bir pankart olur mu. Yolu suyu olmayanın medeniyeti konuşması mümkün mü" dedi.

Tarihte nice şehirler görüldüğünü bir masal içinde yaşandığını ancak vandallar tarafından yok edildiğini anlatan Erdoğan "Burada seramiklerle süslenmiş bu güzellikler vandallar tarafından yok edildi.  Bunlar kaldırılabilir yenisi yapılabilir ama bunu milletin görmesi lazım." dedi.

Erdoğan satır başları ile şunları söyledi

-Ben şunu merak ediyorum, vatandaş bunları görüyormu bunları kimler yaptı diye merak ediyor mu, ben bunun hesabını 30 Mart'ta sorcağım diyor mu bu önemli. Bunu anlatmamız lazım.

-Taksim projesinin bir kısmı bitti , araç trafiği yeraltına alındı. Şimdiden meydanda ağaç yok diyorlar. Şimdiye kadar eksoz gazı vardı meydanda. Sonuca bakmadan eleştirmeye başladılar.

-Yapmak kadar yapılanı muhafaza etmek de zordur. Bu yapılanı korumak gerekir. Burada da güvenlik güçlerine görev düşüyor.

-Biz 11 yıl boyunca zora talip olduk. Taş üstüne taş koyduk.  Ama birileri taş üstüne taş bırakmamak için ellerinden geleni yaptılar. Süt bembeyazdır. Amma zerre kadar bir pislik sütün içine düşerse  o süt saflığını kaybeder.

Yıllarca süt kadar temiz saf eserler ortaya korsunuz, birkaç vandal çıkar o sütün temizliğini saflığını yok eder. Bunu korumak zorundasınız. Bir anlık bir rehavet yılların emeğini alıp götürür. Ben şu kadar iş yaptım diyerek kenara çekilen hep kaybetmiştir. Bizim için menzil önce Allahın sonra milletin takdirindedir.

-Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Millete hizmet etmenin yolu,  milletvekili belediye başkanı meclis üyeliği değlidir. Vakıf derneklerde de hizmet etme imkanı vardır.  Geçmişte bakan milletvekili belediye başkanı olan arkadaşlarımız bugün başka görevlerde hizmetini sürdürüyor.

-Millete hizmet yolunda, biz küsmek, darılmayı hiç tanımadık.  Teşkilat olarak bir olarak birlikte olacak hep beraber AK Parti olmaya devam edeceğiz. İl İlçe başkanları, meclis üyeleri ve teşkilatla bir olacağız, birlikte olacağız ve diri olacağız. Hep birlikte Ak Parti olacağız.

-Bugüne kadar böyle geldik, bundan sonra da böyle gideceğiz. Partimizi kurduğumuz andan itibaren birkaç istisna dışında hep şunu gördük. Aday arkadaşlarımız açıklandıktan görevdeki arkadaşımız son ana  kadar bir kardeşlik havası içinde çalışmasını sürdürdü. Önümüzdeki seçimlere de böyle bir hava ve iklimle gideceğiz. Milletin bize verdiği süreyi son ana kadar anlımızın akı ile tamamlayacağız, ya devam edeceğiz ya da bayrağı kardeşimize teslim eteceğiz.

Bize makamlar hükmetmeyecek, biz makamlara hükmedeceğiz.

-Mart ayında bir kez daha tarih yapacak, tarih yazacağız. Bundan önceki seçim ve referandumlar çok önemli idi, Mart 2014 seçimleri çok daha önemlidir. 

-52 yıl önce yaşanan acıyı bir daha yaşadık. Birileri bu acıyı hatırlıyor ve hatırlatıyor olmamızdan rahatsızlar. Onları sizler biliyorsunuz. 11 Yıl öncesinde karşılaştığımız birçok sorunun temelinde 27 Mayıs süreci ve o dönemde yaşanan idamlar vardır.

-Yassı ada ile ilgili bir proje hazırlıyoruz. adını da Yassıada'nın 'Demokrasi ve Özgürlükler adası koyduk. Bir grup gitmiş, mahkemenin olduğu salona 'adının demokrasi ve özgürlükler adası olsun istiyoruz' demiş, bir başka grup da gitmiş 'adamıza kimseyi dokundurtmayız' demiş, Sen kimsin, İşte şimdi biz bu adayı özgürlük ve demokrasiye hizmet etmek için çalışmalarımızı yapıyoruz.

-27 Mayıs'ı gençlere iyi anlatmaz gerekli tedbirleri almazsak yine aynı tuzaklara düşeriz. Her darbe en az 10 yıl ülkeyi geri götürmüştür. Türkiye darbelerle en az 40 yıl geriye gitmiştir.  Şu anda eline taş alan, molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok  büyük yanılgı içindeler. Gitsinler 27 Mayıs öncesinde sokakların nasıl yangın yerine çevrildiğini öğrensinler, 12 Eylül öncesinde neler yaşandığını gidip öğrensinler. Sokakları yangın yerine çevirmek gençleri karşı karşıya koymak 27 Mayıs ürünüdür.

-Türkiye'de 11 yıl içinde 27 mayıs ruhunu yaşatmak için uygulanmak istenen birçok senaryoyu berteraf ettik. Bürokratik oligarşinin geride kaldığını, sandık dışında yolların Türkiye'de tamamen tedavülden kalktığını bir kez daha ilan edeceğiz. Ama 6.5 ay durmak yok, çok çalışacağız. Kapı kapı çalışacağız.

-Sıkıntı var demeyeceğiz. O sıkıntıları hep beraber kaldırıp, sandıkta milli iradenin gücünü bir kez daha göstermemiz lazım. Türkiye'ye manşetlerin, sokakların değil, elitlerin ve sermayenin değil, sadece ve milletin rota çizeceğini Mart ayında tekrar ilan edeceğiz.

-Şu aralar bazı gazeteciler sürekli çoğunluğu ele aldılar diye istediklerini yapıyor diyor.  Biz ülkeyi idare ederken, hizmeti sadece Ak Partili ailelere belediyelere götürmüyoruz. Hakkari'ye hizmeti biz götürüyoruz. Havalimanı, yollar, barajlar yapmak istiyoruz muhalefet karşı çıkıyor. Azınlık çoğunluğa hükmetmeye çalışıyor.

-Hakkari açısından ele alırsak oranın çoğunluğu azınlığa hükmetmeye çalışıyorlar. Doktorlar tehdit altında.  Kim kime zülmediyor herşey açık net ortada.  Biz aldığımız yetki ile millete istisnasız hizmet götürüyoruz.

-Demokratikleşme paketi ile ilgili çalışmaları bitirdik, bunlarla da yeni imkanlar getirdik. Bunlar bitmez, çünkü bunun son noktası yoktur. Bunun her zaman güncellenmesi gerek. Güncellemeleri yapmak suretiyle kazanılmış verilmesi gereken hakları yöneticilerin vermesi gerekir. Göreve geldiğimizden beri yaptıklarımız yapmakta olduklarımız ve yapacaklarımız var.

-Bu ülkede en büyük zulmü başörtülüler görmüştür. Üniversite kapılarında hüngür hüngür ağlayan kardeşlerimiz olmuştur. Başbakanın eşi başörtülü diye bir yerlere giremediyse bu büyük zulümdür.

-CHP başta olmak üzere muhalefeti gördük. Başörtülüleri araçlardan attılar. Çapulcular dedim birileri alındılar gücendiler. Ben bu konuda araştırma yaptırdım.  Dersim olaylarında o zamanın başbakanı İnönü'nün açıkalamaları var, "Çapulcuları derdest ettik", Bir taraftan öldürüyorlar, bir taraftan da alıp götürüyorlar. Bunlar da Tan gazetesinde çıkmış, Gazete'nin sahibi Ahmet Emin Yalman, o da CHP'lidir ve gazete de CHP'nin yarı resmi yayın organıdır.  Bunlarla ilgili belgeler elimde hazır, vakti gelince söyleyeceğim.

-Çapulcu diye bana kızanlar sözlük ortada,  kamu düzenini bozan çapulcudur. Dersim'de ise normal vatandaşa çapulcu demişlerdir.  Ama hala özür dilememişlerdir.

-Sandık milletin özgür ifadesini ortaya koyma yeridir. Sandık namus yeridir. Herkes hesabını sandıkta verecektir. Bu seçimlere böyle bir ruh ve şuurla hazırlanacağız. Milletin söylediğini söylemek istediğini o gün özgürce söylemesini sağlayacağız.

-Bizim partimizin en büyük farkı da, bugüne kadar millete tepeden inmeci, tepeden bakmacı yaklaşımlar milletten asla rağbet görmedi. Benim bir tavsiyem var. Tevazu en büyük onurdur. Alalım hanımları yanımıza kapı kapı dolaşalım.  Şu 6.5 ay muhabbet tevazu zemininde bize çok şey kazandırır.  Biz muhalefet partilerinin başarılı olduğu yerlerle ilgili yaptığımız araştırmalarda halkla ilişkileri çok iyi sonucu çıkıyor. Benim kardeşlerim AK Partili belediye başkanı kardeşlerim bunu yapamazlarmı, Hani biz tevazuda toprak gibi olacaktık, Cömertlikte akarsu gibi olmamız lazım. Bunu çok iyi bir noktaya getirmemiz lazım. 30 vilayette büyükşehir belediyesi seçimi yapılacak.  bu da Türkiye'deki seçmenin yüzde 75'ini temsil ediyor. 30 vilayetteki başarı bizim Türkiye genelindeki oy oranımızı tırmandıracak. 

-Ben Büyükşehir Belediye Başkanı iken İstanbul'un her yerine hizmet götüremiyordum. Ancak şimdi belediye başkanları sınırların içindeki her yere hizmet götürebilecek.   Bu çok büyük bir avantajdır. Evlerdeki anneler insan olduğunu anlayacak. Bu 30 büyük şehirde hedef 30 dememiz lazım. Biz milletin içinden gelen bir partiyiz, biz seçkinci parti değiliz. Biz mikrodan başladık makroya yükseldik. Hakları özgürlükleri tepeden ulufe gibi haka sunanlardan değil bunların özlemini hissedenler olarak buraya geldik. Biz mahallelerde sokaklarda yaylalarda olduk.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!