1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Fetö'den şantaj!
Fetö'den şantaj!

Fetö'den şantaj!

FETÖ mensupları bugüne kadar istediği parayı vermeyen sanayiciyi kirli iftiralar atarak mağdur etti. Pirinç ihracatçısı için ‘GDO’lu satıyor’ dedi. Kimi iş adamlarını çirkin iftiralarla suçladı.

A+A-

Fetullahçı terör örgütü (FETÖ) bugüne kadar kanunsuz pek çok uygulaması ile Türk sanayicisine ağır hasarlar verdi. 15 Temmuz darbe girişiminin sonuçsuz kalması ile FETÖ üyeleri de gün ışığına çıktı ve  işadamlarının uğradığı hasar çok daha iyi görünür oldu. 

‘OKUL YAPTIM AMA’ 

Arbel Bakliyat’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı olan Mahmut Arslan, milyonlarca lira zarara uğramasına, binlerce işçisinin evine ekmek götürememesine neden olduğunu söylediği FETÖ ile mücadelesini anlattı. Çukurova bölgesinin en büyük ihracatçılarından olduğu için paralel yapı tarafından hedef alındığını ifade eden Arslan, FETÖ mensuplarının kendisiyle ilk olarak okul ve yurt yapması için irtibata geçtiğini söyledi. Talebi geri çevirdiğini söyleyen Arslan, “Onlara bağışlamak yerine Mersin’de 32 derslikli, şu anda da bine yakın öğrencisi olan bir anadolu lisesini açarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışladık. Üniversiteye bir hastane yaparak, yine bağışladık. Daha sonra bir de cami yaptırdık. Tabii bunların yanı sıra sağlık ocağı gibi çok sayıda toplumun ihtiyacı olan projeler yaptık” dedi.   

BAĞIŞ VERMEYEN YANDI

FETÖ’nün, bağış alamadığı için kendisine zarar vermek üzere harekete geçtiğini aktaran Arslan, “2011 yılında asılsız bir ihbar mektubuyla bizim devlete zarar verdiğimizi, kaçakçılık yaptığımızı, hayali ihracat yaptığımı, Güneydoğulu olduğumuz için PKK’lı olduğumuzu, PKK’ya finans sağladığımızı iddia ettiler” diye konuştu. Soruşturma aşamasında kendisine haber verilediğini dile getiren Arslan, başından geçenleri şöyle anlattı: “Ailemin bütün şahsi mal varlıklarına el konuldu. İfade vermek için çağrılmadım. Bir gün, bankadan aradılar ve mahkeme tarafından hesaplarımın bloke edildiğini söylediler. İstanbul’da petrol istasyonlarımız vardı, bin 800 insan çalışıyordu. Orada yine yüzlerce çalışanın olduğu inşaat firmalarım vardı. Buralara haberim olmadan el koyuldu. Bunları bankadan işitiyorsun. Peki yargılama ne oldu? Beni şu ana kadar da yargılayan olmadı bile.”   

450 MİLYON $’LIK ZARAR

Mal varlığına 1,5 yıl sonra kavuştuğunu fakat bu defa da bankaların el koyduğunu anlatan Arslan, “Bu sürede duran firmalarımız nedeniyle 1.800 işçinin işine son vermek zorunda kaldık. Yaklaşık 450 milyon dolar zarara uğradım. Binlerce aile de mağdur oldu. Hangi iş adamı olursa olsun, bu kadar malına el koyulursa batar. Ama ben, Allah’a çok şükür ayakta kaldım” dedi.    

ÜNİVERSİTEDEN ZORLA RAPOR ALDILAR

2013 yılında gerçekleşen ve Mahmut Arslan’ın da adının karıştığı olayda, Mersin Cumhuriyet Savcılığı Türkiye ’ye 23 bin ton sözde GDO’lu pirinç sokulmaya çalışıldığını tespit etti. Mersin Gümrüğü’ne yapılan baskın sonucu GDO’lu pirinçlere el kondu. Pirinçlerden numuneler alınıp, laboratuvarlara gönderildi. Tarım Bakanlığı pirinçlerin GDO’lu olmadığı yönünde savcılığa rapor sundu. Savcılık, numunelerin değiştirildiğini ve eksik inceleme yapıldığını belirterek, mahkemeye gönderdiği “laboratuvarları yetersizdir” yazısı gönderdi. Pirinçler yetkili kurumlardan alınarak İTÜ’ye incelenmek üzere gönderildi. Burada yapılan incelemede pirinçlerin GDO’lu olduğuna dair bir rapor savcılığa gönderildi. Daha sonra İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıda GDO’lu pirinç çalışmasından çekildiklerini bildirdi.

‘GDO’ YALANINI ATTILAR

Mahmut Arslan, FETÖ mensuplarının belirli dönemlerde ihracatçıları hedef aldığını söyledi. Arslan sözlerine şöyle devam etti: “Kendilerine istedikleri paraları vermeyen, himmet adı altında toplanan paralarla ilgili katkı sunmayanları, getirdikleri ürünlerde GDO olduğu iddiasıyla suçladılar. Teknik üniversiteden, TÜBİTAK’tan sahte belgeler aldılar. Sonra bunların hepsi tutuklandı. Hepsi ortada. Bu ihracatçılar iş yapamaz hale geldi. Akdeniz İhracatçılar Birliğinin ihracatı da o dönemden sonra özellikle tarım ürünlerinde düşmeye başladı. 17-25 Aralık’tan ve darbe girişiminden sonra ihracatlar kısmen artmaya başladı. Firmalar çok daha fazla moral bulmaya başladılar. Kendilerini artık ne aşağıya çekecek gümrük memuru, ne bir bürokrat var.” 

‘TÜRKİYE KURTULDU’

Maddi ve manevi zarara uğrasa da Türkiye’nin bu yapıdan temizlenmeye başlaması nedeniyle sevinçli olduğuna işaret eden Mahmut Arslan, “Şahsi servetimi kaybettim ama sevinçliyim çünkü Türkiye Cumhuriyeti kurtuldu” ifadesini kullandı. Arslan, FETÖ’nün, çok tehlikeli bir örgüt olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: “Bunlar darbeyle temizlenmeseydi 17-25 Aralık’tan sonra kalacaklardı. Şimdi bunların hainliğini, bunların IŞİD’den farklı olmadığını Türk halkı, siyasi partiler, herkes biliyor.” 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!