• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Ankara : 32 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Antalya : 32 °C
  • Erzurum : 26 °C

Hüseyin Çelik'ten Çözüm Süreci Açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı çözüm sürecine yönelik soruları yanıtlayarak süreç hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hüseyin Çelikten Çözüm Süreci Açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik Kral FM'de  Kral Grup Genel Yayın Koordinatörü Mehmet Akbay'ın konuğu oldu. Gezegen Mehmet'in sorularını yanıtlayan Çelik, çözüm sürecine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

PKK TERÖRÜ

"1984’te PKK terörü başladığı zaman devleti yönetenler meseleyi ciddiye alsalardı bugün bu boyutta olmazdı" diyen Çelik, "Türkiye maalesef yıllar yılı sadece bir terör meselesi olarak gördü. PKK terör örgütüdür dağa çıktılar, saldırdılar. Biz her akşam şu kadar şehit oldu, şu kadar PKK’lı öldürüldü haberlerini görürdük. Yeryüzünde sosyal ve siyasi olayların aspirin gibi bir ilacı yoktur. Siyasi çözümler vardır, sosyal çözümler vardır. Eğer bu çözüm süreci başlamasaydı bu şehit ve ölüm haberleri devam edecekti. 7-8 aydır kimse ölmüyor. 'Analar ağlamasın' dedik, şu anda böyle bir ortam var. Biz PKK’ya da BDP’ye de diyoruz ki bu süreci zehirleyecek açıklamalar yapmayın. 'Bu süreç tıkanırsa biz kaldığımız yerden savaşmaya devam ederiz' diyorlar. Kimse çocuklarımız üzerinden siyasi hesaplarını gerçekleştirme çabası içinde olmasın. Kaldıkları yerden devam ettiler diyelim, devletin güvenlik güçlerinin eli mantar mı topluyor? Herkes aklını başına alacak ve duygularımızı aklımız idare edecek.

KÜRT SORUNU

Çatışmanın tekrar başlamasıyla çocuklarımızı kaybedeceğiz. Teröre harcanan ekonominin maliyeti 1 buçuk trilyon dolardır. Radyodan başladık. Çocukluğumda bulunduğum yerde en iyi dinlenen radyo Erivan radyosuydu. Sovyetlerin kontrolü altında yayın yapılırdı ve Kürt vatandaşlarımıza yönelik propaganda yapılıyordu. Benim devletime göre de o zaman Kürt diye bir şey yoktu, Kürtçe hiç yoktu. AK Parti ile birlikte bu yok sayan anlayışı biz kenara ittik.Biz ırkımızı kendimiz tayin etmiyoruz. Irkınızdan dolayı övünmek de yerinmek de doğru değil. Dinini tayin edebilirsin ama ırkını edemezsin. Yeryüzünün en ilkel hastalığı ırkçılıktır. Renk ayrımcılığı, cinsiyet ayrımcılığı, ırk ayrımcılığı insana göre değil. Birbirimizin farklılıklarını kabul edeceğiz. İnsanlığın yer yüzüne geldiği günden buyana hiçbir insanın saçındaki DNA aynı değil" şeklinde konuştu.

ARTIK SİLAHIN GEREKÇESİ NE?

"Varsayın PKK diye bir şey yok, biz Kürt vatandaşlarımızın makul taleplerini görmezden mi gelecektik? Alevi vatandaşlarımızın bazı sıkıntıları var, onlar adına bir terör örgütü var da biz onun için mi bir şeyler yapıyoruz? Hiçbir şey insan öldürmenin gerekçesi olamaz. 'Eskiden devlet beni kabul etmiyor, dilimi yok sayıyor, Kürtçe ağlamama gülmeme müsaade etmiyor' diyorlardı, bunların hepsi geçmişte vardı. Ama hepsi ortadan kalktı artık. Artık silahın gerekçesi ne? 76 milyon hepsi hür ve eşit vatandaştır."

Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: "91-95 arasıdır terörün zirve yaptığı noktalar. Eğer bu tez doğru olsaydı bu zamanlarda bunları alırdınız. Mesele tamamen polise ve askere havale edildi. Bu kısa vadede tedbir olarak silahla saldıranlara silahla karşılık verirsiniz. Biz bu ülkede kendini öteki hisseden vatandaşlarımız adına reformlar yapıyoruz. 2001 yılında kurulduğumuzda bugün yapılanların hepsi programda var. Biz bu meseleyi zamana yayarak çözme yoluna girdik.Bugün hayata geçirdiğimiz şeyleri 2003 yılında dile getirseydik bizim partimiz için kapatma sebebiydi. Öğrenilmiş yanlışlarımız vardı ve bize doğru gibi geliyordu. Bu memlekette bir deli standardı oluşmuştu. Biz bu işi zamana yayarak yapacağız. Kamuoyu algısını yöneterek bunu yapmanız lazım. Riski göze almayan bir insan hiçbir zaman başarıya ulaşamaz. Her ameliyat bir risk taşır ama hiçbir doktor bunun riski vardır endişesi ile onu ameliyat etmemezlik etmez.

SURİYE MESELESİ

“Beşar Esad’ın babası Hafız Esad’dan beri adı cumhurbaşkanı olan ama birer diktatör olan bu insanlar tarafından idare edildiler. Suriye’deki Kürtlerin yüzde 80-90’ının nüfus kağıdı yoktur. Biz iktidara geldiğimiz zaman etrafımızda komşularımızla barış içinde olalım dedik. Bizim aktif ve etkin bir dış politikamız olması lazım. Bu Arap baharı dediğimiz meseleyi biz başlatmadık, Tunus’ta başladı. Suriye’ye de bu yangın sıçradı. Komşunuz evini yakıyor. Nasıl yakarsın dediğiniz de sana ne demesi mümkün değil senin evine de sıçrayabilir. Venezüella’da olsaydı Küba’da olsaydı işin içinde bu kadar olur muyduk? Elbette olmazdık. İçli dışlı olduğumuz bir ülkeden söz ediyoruz. Kendi halkının demokratik taleplerine karşı silahla karşılık verdi Esad. Çünkü babası da öyle yapmıştır. Bunlar bizim akrabalarımız. Bu sürecin suhuletle atlatılması için elimizden geleni yaptık.

KARA HAREKATI SÖZ KONUSU DEĞİL

5 daimi üye var bunlar BM’nin dayı devletleridir bir de bunların yeğenleri var. Bir de bunların himaye ettiği devletler var. BM Güvenlik konseyinin kararları 3.dünya ülkelerini gariban ülkeleri bağlıyor sadece. Bu sistemin sorgulanması gerekiyor.”

“Bir kara harekatı söz konusu değil bir hava harekatı olabilir. Bizden bir talepleri yok olursa değerlendirilir. Esad’ın Türkiye'ye yapacağız saldırı füze saldırısı olabilir. Bunlar içinde örnek alınmış durumda Patriotlar sınırda. Savaş olacak endişesi içinde olmasın halkımız böyle bir şey söz konusu değil.”

GEZİ OLAYLARI

“Bu olaylardan hükümet elbette birçok şey çıkardı. Ama sandıkta sonuç alamayanlar ümidi sokağa bağladılar. Gençlerimizi birileri sizi ideolojik çıkarları için kullandırmasınlar. Bazı politikalara karşı çıkabilir, demokratik eylemlerimizi yapabiliriz ama onun bunun emellerine alet olunca şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz lazım.”

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

“Benim tanıdığım başbakan sözünden dönmez. 11 yıldır başbakan, sayın başbakanın artık bu saatten sonra cumhurbaşkanı olması ülkenin menfaatinedir. Sayın Gül aday olduğu zaman kendisine siz olmayın demiştim. Sizin karizmatik liderliğinizle partinizin başında kalmanız benimde partililerimizin de istediği bir şey dedim. Kim olsun dedi sayın Gül olsun dedim kendisine de. Sayın başbakanımızla sayın cumhurbaşkanımız arasındaki hukuk çok derinlerdedir. Bir çok sınavdan geçmiş olan bir dostluktur. Sayın başbakanımız aday olmak istediği zaman sayın Gül bende aday olurum demez sanıyorum. Önümüzdeki günler ne getirir bilemem. Liderler kolay yetişmiyor hele hele başbakanımız gibi insanın yüreğine dokunarak siyaset yapan bir insanın en olgun döneminde herhalde kenara çekilmez. Benim üç dönem milletvekilliğim doldu diye ben Ak Partiden ayrılacağım demek değildir. Ben şu anda yatığım iş itibariyle vaktimin sadece yüzde 10’unu meclise ayırabiliyorum. Biz Ak Parti safında siyaset yapmaya devam edeceğiz.”

“MISIR’DAKİ DARBE”
Mısır’da darbe olduktan sonra bunlar Hüsnü Mübarek’i de serbest bırakacaklar demiştik. İslam dünyasına demokrasiyi çok görenler aslında Hizbullah türü, El Kaide türü silahla mücadele eden unsurların önünü açıyorlar. İslam’a da Müslümanlığa da çok büyük kötülük yapıyorlar. Mısır Firavunların mezarlarıyla dolu. Hak hukuk eninden sonunda orada da galip gelecektir. Hür iradeye karşı duracak bir tiran bu zaman kadar olmamıştır.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim