• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara : 25 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • İzmir : 32 °C
  • Antalya : 30 °C
  • Erzurum : 22 °C

İran Ankara'yı Köşeye Sıkıştırmak İçin Yapıyor!

Suriye’de kafa kesme görüntüleri dünya gündemine gelen terörist El Kaide ile yakın bağlantıları bilinen İran’ın, derin Türkiye planı..
İran Ankarayı Köşeye Sıkıştırmak İçin Yapıyor!

Suriye’de radikal unsurların işlediği insanlık suçları baskıcı rejim karşısındaki meşru mücadeleye leke sürerken, Türkiye de sınır geçişleri üzerinden suçlamalara maruz kalıyor. Uzmanlara göre bölgede güçlenen El Kaide’yle bağlantısı bilinen İran’ın istediği tam da bu: Esed’e hareket alanı açmak ve Ankara’yı köşeye sıkıştırmak.

Üç yıla yakın bir süredir iç savaşın yaşandığı Suriye’de kafa kesme görüntüleri ve çocuklara yaptırdığı silahlı eğitimle dünya gündemine gelen terörist El Kaide bağlantılı Irak-Şam İslam Emirliği (IŞİE) adlı örgütün İran tarafından desteklendiği yönündeki iddialar gündemdeki yerini koruyor. Zaman’ın haberine göre, bölge uzmanları, El Kaide ile yakın bağlantıları bilinen İran’ın, bu örgüt yoluyla rejim lideri Beşşar Esed’e karşı mücadele veren Suriyeliler arasına büyük bir nifak soktuğunu belirtiyor. Uzmanlara göre, Tahran’ın El Kaide üzerinden izlediği stratejinin bir amacı da örgüt mensubu teröristlerin Suriye’ye girmek için sınırlarını kullandığı yönünde propaganda yapılan Türkiye’yi uluslararası arenada çok zor bir duruma düşürmek.

Turgut Özal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mahmut Akpınar, muhalif grupların El Kaide gibi Batı kamuoyunda korkulan bir örgütle işbirliği içinde gösterilmesinin İran ve Esed rejimine yaradığının altını çiziyor. Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden (ORSAM) Arif Keskin ise İran’ın her zaman El Kaide için teneffüs alanları açtığına vurgu yapıyor. Tahran’ın işine geldiği zaman El Kaide ile mücadele eder göründüğünü, ancak çıkarları gerektirdiğinde de bu örgütü kullandığını anlatıyor.

İran’ın, Esed karşıtı mücadele ile köktendinci terör bağlantısı olduğu izlenimi oluşturmak için çalışıyor olabileceğini söyleyen Akpınar, IŞİE’nin insan boğazlama görüntülerini de muhalifleri dünya kamuoyunda karalamaya yönelik “psikolojik bir harekât” olarak adlandırıyor. Söyledikleriyle yaptıkları taban tabana zıt bir İran’ın var olduğunu söyleyen Keskin ise daha önce de bu ülkenin tutukladığı pek çok El Kaide mensubunu serbest bıraktığının altını çiziyor. “İran’ın başından beri Suriye bize kalmayacaksa, hiç kimseye kalmasın” stratejisiyle hareket ettiğini vurgulayan Keskin, El Kaide’nin Batı’da birincil tehdit olarak görülmesini de bu bağlamda kullandığını söylüyor.

IŞİE ve benzeri radikal grupların Suriye’de işledikleri insanlık suçları son olarak, Akdeniz kıyısındaki Lazkiye kırsalında Nusayri sivillere yönelik yapılan katliamın İnsan Hakları Örgütü’nün (HRW) bir raporuna konu olması ile gündeme geldi. HRW’nin saha araştırması ise yaptığı tespitlere göre aralarında El Kaide bağlantılı IŞİE ve El Nusra Cephesi’nin de olduğu 5 farklı silahlı gruba bağlı birlikler 4-18 Ağustos tarihleri arasında 67’si doğrudan infaz edilerek 190 sivil öldürüldü, tamamına yakını kadın ve çocuk 200 sivil de esir alındı. HRW’nin raporunda bu gruplara müntesip savaşçıların Suriye’ye girişte, silah ve erzak temininde Türkiye sınırını kullandıkları, yaralananların da yine Türkiye’ye getirildikleri iddiası yer alıyor.

Dünya genelinde 100’den fazla ülkenin “Suriye’nin tek meşru temsilcisi” olarak tanıdığı Suriye Muhalif ve Devrimci Koalisyonu (SMDK) Başkan Yardımcısı George Sabra, yakın bir süre önce IŞİE için, “Bu örgüt Suriye devrimini engellemek için Esed rejimi ve müttefiki İran tarafından kuruldu.” ifadelerini kullanmıştı.

Sürekli olarak Batı’da ve İslam dünyasında gündeme gelen İran-El Kaide ilişkileri, ABD’nin 2001 yılında Taliban’a yönelik gerçekleştirdiği operasyonlara kadar dayanıyor. Saldırı sırasında El Kaide’nin pek çok üst düzey yetkilisi ve lideri Usame bin Ladin’in bazı aile üyeleri silahlı gruplarıyla birlikte İran’a sığındı. Bu isimleri ev hapsine alan ancak yurtdışı seyahatlerine dahi izin veren Tahran, ABD ve Batı’nın bu isimlerin sınır dışı edilmesi taleplerini de reddetti.

İran’ın yıllarca koruduğu El Kaide’nin önde gelen isimleri arasında, örgütün beyni ve hatta bazı uzmanlara göre fiili lideri Mısırlı Seyfül Adil de bulunuyor. Bu ismin, Ladin’in eşleri ve pek çok çocuğu gibi hâlâ İran’da bulunabileceği belirtiliyor. Bunun yanı sıra İran’ın, Pakistan ve Afganistan’dan pek çok El Kaide mensubunun Irak ve Suriye’ye geçişine de göz yumduğu ve hatta bu geçişleri bizzat organize ettiği de konuşuluyor.

Zaman

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim