1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Keşke Tayyip bey gibi bir kaç düzine diktatörümüz olsaydı
Keşke Tayyip bey gibi bir kaç düzine diktatörümüz olsaydı

Keşke Tayyip bey gibi bir kaç düzine diktatörümüz olsaydı

Başbakan nihayet büyük bir merakla beklenen ‘Demokratikleşme Paketini' açıkladı. Hayırlı olsun.

A+A-

Demokratikleşmenin bir süreç olduğunu bilen biri olarak pakette eksiklikler aramanın, şunlar, şunlar da olmalıydı demenin bir fikir jimnastiğinden başka anlam taşımayacağını peşinen ifade etmek istiyorum.

Doğrusu ben ‘paketten' çok, sunum konuşmasını önemsiyorum.

Başbakan'ın paketi sunarken yaptığı konuşma, onun zihin dünyasını ve düşünce kodlarını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Cebberrut, amir,terbiye edici, kutsal,dokunulmaz,çatık kaşlı,eli sopalı devlet değil, ‘hizmetkar devlet' vurgusu bütün demokratik reformların temel taşı niteliğindedir.

Türkiye, onlarca yıldır kutsanan bir devlet adına yaşanan cinayetleri eli böğründe seyretmek zorunda bırakıldı. Özgürlükler bu kutsallık adına askıya alındı. İnsanlar bu nedenle idam sehpasına yollandı. Hapishaneler bu kutsalın korunması adına insanlar ile dolup taştı. Analar ağladı, çocuklar ana baba şefkatinden mahrum bırakıldı. Gerekçe çok basit ve netti : Devlet'i korumak ve kollamak…

Devlet'i millete karşı koruyorduk. Çünkü devletin milleti vardı ve millet devletin ırgatı idi. Aslolan millet değil, devlet idi. Milleti adam etme(!) görevini üstlenen devlet, neye,nasıl inanmamız gerektiğine karar vermekle yetinmiyor, giyim kuşamımızdan tutun, şarkı,türkülerimize kadar müdahale etme hakkını kendisinde buluyordu. Millet devletin tutsağı konumuna düşürülmüştü,

Peki bunca yetkilerle donatılıp kutsallaştırılmış olan devlet ne idi, kimdi? İşte onu bilen yoktu. Gücü, silahı elinde bulunduran fili devlet idi.

 Hiç unutmam, çocukluğumda kapımızın önüne jandarma geldiğinde,evde bulunan köylü bir teyze anneme seslenmişti; kapıda devlet var diye…

İşin ilginç yanı hiçbir zaman tek devlet söz konusu olmamıştır. Bir tane yasal,legal devletin yanında mutlaka yedeği, yani ‘derin' olanı var olmuştur.Ve o ‘derin' denilenin ne  menem şey olduğunu hiç kimse bilememiş, anlıyamamıştır.

Geçmiş bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçerken kürsüde diktatör denilen adam konuşuyordu.  Hizmetkar devlet diyordu. Beni tek başıma iktidara taşıyan ve tekrar taşıyacağı kesin olan bu seçim sistemini  daha da demokratikleştirmek ve rakiplerime daha fazla şans tanımak adına değiştireceğim diyor. Kabul ederseniz barajı tamamen kaldırmaya hazırım diyor. Başka dil ve lehçelerden seçmene propağanda yapma imkanını tanıyacağız diyor.Oysa diktatör denilen  kendisi o başka dil ve lehçeleri bilmiyor. Yani kendi sultasını sürdürmek adına istemiyor bunları.Dar bölge seçim sistemine varım diyerek Genel Başkanların Milletvekilleri üzerindeki hegemonyasını minimize edecek sisteme yeşil ışık yakıyor bizim diktatör.

Yaşam tarzına müdahale ediyor denilen diktatör, yaşam tarzına müdahaleyi suç kapsamına alacak yasal düzenleme getirileceğini ilan ediyor. Özel hayata müdahale ettiği, dinlemeler yolu ile rakiplerini takip ettiği ileri sürülen diktatör özel verilerin korunmasının yasal güvenceye alınacağını,bunun ihlalinin suç kapsamına alınacağını ilan ediyor.

Kimsenin kılık kıyafetine karışılmayacağını, nefret söyleminin engelleneceğini, insanların dini inanç,felsefi görüş, etnik aidiyet ve mezhebinden dolayı ayırımcılığa tabi tutulmayacağını ifade ediyor.

Seçkinci,vesayetçi,tepeden inmeci,zorba,mağrur bir iktidar ve onun yönetimindeki bir devletten, milletin iradesini temel alan, zorba ve güçlülerin değil milletin sesine kulak veren bir devlet felsefesi..

Eğer diktatörlük bu ise ben bu diktatörlüğe can kurban diyorum. Allah Tayyip Bey gibi birkaç düzine diktatör nasip eylesin …

Ben bütün söylenenlerden şunu anladım. Özetin özeti: Sayın Başbakan diyor ki; bundan sonra ‘devletin bir milleti' olmayacak. Aksine ‘milletin bir devletli ‘ olacak. Hayırlı olsun.

Ömer Vehbi Hatipoğlu - Haber7

 

ovehbihatipoglu@gmail.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!