• BIST 96.400
  • Altın 144,423
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • İzmir : 22 °C
  • Antalya : 14 °C
  • Erzurum : 12 °C

“Ne dinlerseniz dinleyin”

Başbakan Erdoğan, gazetecilerin sorularını cevapladı.
“Ne dinlerseniz dinleyin”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber ortak yayınında gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

“GÜVENİLİR HAT KULLANMIYORUM” 

Başbakan Erdoğan, dinleme iddialarına ilişkin soru üzerine, "Ben şu anda 'güvenilir hat' denilen hatları kullanmıyorum. Normalden konuşuyorum, 'Ne dinlerseniz dinleyin' diyorum" dedi. 

"YARGIYI DİZAYN ETMİŞLER” 

Dinleme olaylarını "casusluk" olarak nitelendiren Erdoğan, bunun müeyyidesine yönelik soru üzerine, şunları söyledi:

"Bunun müeyyidesi çok ağır. Siz de ifade ettiniz casusluk, ajanlık. Bunların hepsine giriyor bu. Fakat bir kısım yargı, adil karar verebilecek durumda değil. Çünkü yargıyı da dizayn etmişler. Bir defa bunun belli bir düzene sokulması lazım. Niye biz olaya HSYK'dan başladık? Çünkü alt derece mahkemelerde herhangi bir cezai müeyyide uygulayamıyorsunuz. Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor. Sadece dinleme değil, ortam, görüntüleme hepsi var. Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar."

"On binlerce, yüz binlerce insan dinlendi" ifadesini kullanan Erdoğan, tam rakamın belli olup olmadığının sorulması üzerine, "Bu ilgili kurumlarda bellidir, benim açıklamam doğru olmaz ama biliyorum ki on binlerce insan bu ülkede dinlendi." diye konuştu.

“EMNİYETTEN ÇOK SAYIDA CD KAÇIRILMIŞ” 

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Geçenlerde biliyorsunuz, başsavcının yaptığı açıklama, 'bu 3 bin değil' dedi, 'daha geleceği var' dedi. Niye? Çünkü açıldıkça ve yaptıkları atamalar neticesinde göreve başlayan savcılar bir de bakıyorlar ki karıştırdıkça başka şeyler çıkıyor. Emniyette bakıyorsunuz başka başka dosyalar ortaya çıkmaya başladı, çok sayıda CD'de kaçırılmış durumda. Bir taraftan iz sürülüyor. Şimdi iş burada bitmiyor ki bir de üst mahkeme var. Yargıdaki durum ne olacak? Yargıya geldiğiniz zaman orada da farklı düzenleme var. Dolayısıyla burada adil bir düzenleme yapmadığınız sürece bir defa netice almak mümkün değil. Mesela adam kalkıyor diyor ki hakarete 'ağırlaştırılmış eleştiri' diyor veya bu dinlemelerle ilgili adam dinlemedi de diyebilir. Çok zor bir şey değil. Bizim başımızda bilirkişi denilen bir bela var mesela. Nasıl bir bilirkişiye gönderecek? Gönderdiği bilirkişi kalkıp istedikleri istikamette rapor hazırladığı anda herşey bitmiştir. Kendini de kurtarıyor, ajanı da kurtarıyor, casusu da kurtarıyor. Bu bakımdan bizim şu anda 30 Mart'ı hayırlısıyla atlatıp sonra önümüze bu noktada çok farklı bakmaya mecburuz. Yargıda bir düzenlemenin yapılması şart. Bunun adımlarını atmadığımız sürece çok açık net söylüyorum, ulusal güvenliğimiz tehdit altındadır.” 

"HALK KENETLENDİ" 

Başbakan Erdoğan, "Meydanları nasıl görüyorsunuz. Seçim ortamını nasıl buluyorsunuz? şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:

"Elazığ ve Malatya'daydık. Hakikaten Elazığ'da bambaşka heyecan, coşku vardı. Benim Elazığ'a bugüne kadar Başbakan olarak 14. veya 16. gidişimdi. Bütün bu gidişlerimde gördüğüm ilgi ve alakanın çok çok fevkinde ilgi ve alaka vardı."

"Malatya tarih yazdı." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yani resmi rakamlara bakılırsa, emniyetin söylediği rakamlar 100 bin kişi. Malatya'da da benim çok sık yaptığım mitingler vardı. Bu meydanı yanılmıyorsam ikinci defa kullandık. Bu meydanda da bundan önceki mitinge göre, çok daha farklı bir katılım vardı, çok daha büyük bir coşku vardı. Zaten paralel yapıya girmeden meydan, yani birinci, ikinci, dediğiniz zaman, üç kafadarın üçüncüsünü zikretmeden meydan hemen tepkisini ortaya koyuyor."

"30 MART AKŞAMI ZATEN MONTAJI GÖRECEKLER"

"Öbür taraftan da bakıyorsunuz, muhalefet ikide bir ‘montaj’ filan diyor. Hepsi ortada, Malatya'da meydanda, Elazığ'da meydanda" ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bulamadıkları şeye hemen montaj diye yapıştırma yapıyorlar. Onlar onunla oyalana dursunlar. Biz yolumuza aynı şekilde devam ediyoruz. 30 Mart akşamı zaten montajı görecekler. Milli irade sandıkta en güzel şekliyle tecelli ederek gerekli cevabı en güzel şeklinde verecek." 

Başbakan Erdoğan, seçim öncesi provokasyon riski görüp görmediğinin sorulması üzerine de sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Doğrusu ben bu tür şeyleri beklemiyorum ama olmaz da diyemeyiz. Niye? Çünkü gittikçe hırçınlaşma var. Örneğin İstanbul'da Trabzonlular gecesinde, düşünün, yani sizi kabullenmiyor, toplum ve siz çıkarken oradan birisi belki laf da atmış olabilir ama kalkıp da siz ona yumruk atarsanız bir siyasetçi olarak bunun nasıl bir hazımsızlığı meydana getirdiğini, ortaya koyduğunu orada görmüş oluyoruz. Sen Trabzonlular gecesine geliyorsun. Ondan sonra da bugünkü gazetelerde açıklamalarına bakıyoruz, diyor ki o zaten AK Partili diyor. Fatih Belediyesindeki AK Partili belediye başkan yardımcısının kardeşi, diyor. Olabilir, adam Trabzonlu. Adam Trabzonlular gecesine geldi, CHP'liler gecesine gelmedi ki. Dolayısıyla Trabzonlular gecesinde orada her siyasi partinin mensupları vardır. Ama sen İstanbul'a eğer belediye başkanı olmaya karar vermişsen, sen tüm İstanbulluların belediye başkanı olacaksın. CHP'lilerin belediye başkanı olmayacaksın.” 

“YAPACAKLARI YATIRIMLARI KONUŞTUK” 

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, "Bildiğim kadarıyla sizden randevu isteyen bir takım insanlar kuyrukta bekliyor. Ünlü medya patronuna randevu vermeyeceğinizi, söylediniz. Mustafa Koç'a da şu ana kadar talebe rağmen randevu vermiyordunuz. Mustafa Koç'un Fethullah Gülen ile neler konuştuğu Hürriyet'te verdiği röportaj yayınlandığı gün siz de onu kabul ettiniz, Koç kardeşleri. Bir söylenti duydum, sizden randevu alabilmek için bir dış ülkedeki yüksek kişiden aracılık istemişler. Doğru mu?" şeklindeki soru üzerine de "Doğru ama ismini benden almayın" yanıtını verdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kendileri böyle bir ricada bulundular. Şimdi şöyle, tabii Koç Grubu'nun Kuzey Irak'ta da yatırımları var. Dolayısıyla bu yatırımlar sebebiyle herhalde orada bağlantıları oluyor ama bizim tabii aslında randevu olayı Ali Bey'den geldi. Abi-kardeş beraber geldiler, tabii biz açıkçası Hürriyet'teki o söyleşiye de hiç girmedik. Sadece orada, özellikle yapacakları yatırımlar noktasında konuşmalarımız oldu."

Gazetecinin, "Uganda rafinerini alacaklarmıymış gerçekten?" soruna da Erdoğan, "Hayır onlara girmedik" yanıtını verdi.

“ÇOK AHLAKİ OLMAYAN YOLLARA GİRİYORLAR”

Başbakan Erdoğan, başka bir gazetecinin, "Aydın Doğan için Barzani ararsa herhangi bir imkan olabilir mi?" soru üzerine de şunları kaydetti:

"Aydın Doğan'ın işi zorlaştı. Farklı yerleri devreye sokması lazım. Çünkü şu anda yayın politikalarıyla bir defa çok ahlaki olmayan yollara giriyorlar. Özellikle köşe yazarlarıyla, yani hiç böyle bir ahlak diye bir şey yok. Tamamen zaten paralel yapının adeta bir yayın organı gibi şu anda bir çalışmanın içinde. Şu anda Meclis başkan vekillerinden hanımefendiyle aralarında geçen bir yine telefon dinlemesi olayından dolayı açtıkları mahkeme ve bunun neticesinde de buradan aldıkları cesaret ve bunları şey yaptım. Tabii birçok şey Anayasa, yasa ihlalleri oluyor. Anayasa ihlali oluyor. Bunu savunuyor. Bunu savunan gazeteyle nereye gidersiniz. Meclis'te bunlar yapılıyor, kalkıyor bunu savunuyor. Yasa ihlalleri yapılıyor ve bunları savunuyorlar. Şimdi bu insanlara biz kalkıp da buyurun gelsin de konuşalım iyi oluyor filan böyle bir şey diyemem. O bir defa yaradılışıma fıtratıma ters."

“KONUŞMA KIRPILMIŞ”

"Adalet Bakanı ile aramda geçen konuşmada, yine montajlar yapılmış." diyen Başbakan Erdoğan, "Tamamını kabul etmiyorsunuz?" sorusu üzerine de "Hayır parça parça. Aynen pazıl gibi" yanıtını verdi.

Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Ama ben bu olayda, bakın dinlenmemiz bir defa yasal mı? Değil,anayasaya, yasalara aykırı. Bu medya bir defa onurlu, şahsiyetli olsa bir başbakanın, adalet bakanıyla konuşmasını ki bu kriptolu telefondur, bakın bu kriptolu telefonu adamlar dinliyor. Kim paralel yapı, nereden dinliyor? Benim artık aramama gerek yok, TÜBİTAK. Bu devlete saldırıdır. Burada ben bakanımla yaptığım konuşmada tabii Sadullah Bey şey yaptı ama o pazıl da olsa ben çok açık net bunu da söylemek zorundayım. Nedir o? Malum Doğan Grubu'nun SPK ile ilgili sıkıntısıdır ve çok ciddi bir davadır o dava. Bu davada yine kusura bakmasınlar burada da o malum ilişkiler kullanılmak suretiyle çok açık net olarak bir dava belli bir yere gelmiş ve orada belli şeyler işletilmiş, ondan sonra olayın genel kurul safhası, ordan acaba 'adalet orada tecelli eder mi?' Bana düşen nedir? Çünkü burada bir defa ülkenin yüz milyonlarca kaybı var. Adalet Bakanıma ne diyorum ben, 'bunun takipçisi ol' diyorum."

"Bunu adalete müdahale olarak değerlendiriyorlar" denmesi üzerine de Başbakan Erdoğan, "Onlar öyle değerlendiriyor varsın öyle değerlendirsinler" karşılığını verdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim