• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Ankara : 6 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • İzmir : 12 °C
  • Antalya : 18 °C
  • Erzurum : 4 °C

Reyhanlıda Kim Kime Ne Mesaj Verdi?

Uçağımız düşürülürken Rusya ile Esed, Cilvegözü'nde İran'la Esed, Akçakale'de El Muhaberat ve şimdi Reyhanlı'da?..
Reyhanlıda Kim Kime Ne Mesaj Verdi?

"Bu patlamaların altındaki 'Acem' imzası belli ama bir de 'Derin Avrupa'nın parafı var."

Gönderen: El Muhaberat ve onun kucağında büyüyen Acilciler
Muhatabı: Türkiye
Alıcısı: Beyaz Saray
Mektubu yazan: Suriye-İran-Rusya üçgeni
Mesaj: 'Bizi hesaba katmadan Suriye'yi şekillendiremezsiniz'
Tuzak:  PKK sorununu çözmüş, ABD ile muhataplık seviyesini yükseltmiş Türkiye'yi Ortadoğu cehennemine çekmek.

Abdülkadir Selvi/Yeni Şafak

Reyhanlı'da kime mesaj verildi?

Bu coğrafyada mesajlar böylesine kanlı veriliyor.

Bu coğrafyada mektuplar kanla yazılıyor.

Reyhanlı'daki patlamanın üstündeki adresi de böyle okumamız gerekiyor.

Zarfın üzerindeki gönderen bölümü de çok net, alıcı da.

Gönderen bölümünde El Muhaberat ve onun kucağında büyüyen Acilciler yer alıyor. Alıcı bölümünde ise Türkiye.

Sadece Türkiye dersek eksik olur.

Bu mektubun muhatabı Türkiye, ama alıcısı Beyaz Saray.

Mektubu yazan kim?

Sadece Şam rejimi dersek, yine eksik bir okuma yapmış oluruz.

Suriye-İran-Rusya üçgeninde yazılmış bir mektup bu.

Ama İran istihbaratının yıllarca Lübnan'da ve Irak'ta kullandığı bir mücadele yöntemi olduğunu kayıtlara geçirmemiz gerekiyor.

Terör diliyle yazılmış, mürekkebi kandan oluşan bu mektubun göndericisi de alıcısı da çok net.

Mesajına gelince.

Öncelikli mesaj, dünya lideri ile bölge liderinin buluşmasına yönelik.

16 Mayıs'taki Obama-Erdoğan görüşmesini kast ediyorum.

Bu kez yapılacak görüşmenin, daha öncekilerinden önemli bir farkı var.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bu kez Beyaz Saray'a, PKK sorununu çözmeye çalışan bir lider olarak gidiyor.

Obama ile PKK ile mücadele konusunu ele almayacak. Ayağındaki prangayı çözmüş bir lider olarak, başta Suriye olmak üzere bölgeyi konuşacak.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun son birkaç günlük trafiğinin perde arkası, bir çözüm yönteminin olgunlaştırılmaya çalışıldığını gösteriyor.

Rusya'yı da çözümün bir parçası haline getirmeyi amaçlayan, Esed yönetiminin makul isimlerinin de yer aldığı bir geçiş yönetimi üzerinde duruluyor.

Ama bu geçiş yönetiminde Esed yok.

Sadece Esed değil, Suriye de sahada olan İran da yok.

Sadece Esed kadroları arasında, Suriye muhalefetinin de kabul edeceği isimler yer alıyor.

Reyhanlı patlaması ile bölgesel liderler, 'Bizi hesaba katmadan Suriye'yi şekillendiremezsiniz' mesajını verdiler.

Bu denli büyük olayları birkaç açıdan okumayınca eksik bir analiz yapmış oluruz.

Esed rejiminin devrilmesi için öncü rol oynayan bir ülke Türkiye.

Arap uyanışının esin kaynağı olmuş ve bölgesel gücü büyüyen bir ülke.

Arap uyanışı Batı'nın öncülüğünde Şam sokaklarında boğulmak isteniyor.

ABD'nin Esed rejimin gitmesi noktasında ayak sürümesinin altında yatan bu.

ABD, işareti vermeden de Esed gönderilemiyor.

Beyaz Saray'daki görüşme bu açıdan önemliydi.

Ama benim bu aşamada üzerinde duracağım nokta o değil.

PKK sorunun çözmüş, ABD ile muhataplık seviyesini yükseltmiş Türkiye'yi Ortadoğu cehennemine çekmek.

Bu bir tuzak.

Bu tuzağı uçağımız düşürülürken Rusya ile Esed kurdu.

Bu tuzağı Cilvegözü'ndeki patlama ile İran'la Esed kurdu.

Bu tuzağı Akçakale'ye düşen top mermileri ile El Muhaberat kurdu.

Bu tuzağı şimdi Reyhanlı'da İran-Rusya ve Suriye kurdu.

Bu tuzağa düşmememiz lazım.

Mahallenin istikbal vaat eden, okumuş yazmış, geleceği olan delikanlısını, karanlık dehlizlere çekmek istiyorlar.

Biz bu tuzağa düşersek, gelecekle ilgili tüm iddialarımızı kaybetmiş oluruz.

Reyhanlı patlamasının bir de kriminal boyutu var.

Hafız Esad amansız bir Türkiye düşmanıydı.

Bir kucağında PKK'yı, diğer kucağında Acilcileri büyüttü.

Bir memesiyle Öcalan'ı diğer memesiyle Mihraç'ı emzirdi.

Suriye'de iç savaş başlayınca Fransa'da yaşayan Hatay doğumlu Mihraç Ural, Lazkiye'ye yerleşti. Orada kamp kurdu.

Suriye'de iç savaş başladı Paris'te yaşayan Mihraç, Suriye'ye gönderildi.

Çözüm süreci başladı Paris suikastı oldu.

PKK sahneden çekilirken devreye Avrupa patentli DHKP-C ve Acilciler sürülmeye başlandı.

Hedef olarak ise öncelikle Türkiye sonra ABD büyükelçiliği seçildi.

O nedenle bu patlamaların altındaki 'Acem' imzası belli ama bir de 'Derin Avrupa'nın parafı var.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim