• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Ankara : 16 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Antalya : 25 °C
  • Erzurum : 7 °C

Sık sık idrara gitme, sıkışma yaşayanlar dikkat!

Polishaber.net-Sıkışma hissi, sık sık idrara çıkma, tuvalete yetişememe ve altına kaçırma korkusunun sebebi aşırı aktif mesane sendromu ile ortaya çıkıyor.
Sık sık idrara gitme, sıkışma yaşayanlar dikkat!

Polishaber.net-Çoğunlukla kadınları etkilemekle birlikte, erkekleri de ilgilendiren sorun, cinsel, fiziksel, psikolojik, sosyal, mesleki açıdan yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.

Uzmanlar, sorunu yaşayan hastaların tedavi hakkında yeterli bilgi sahibi olamadıkları için hastalığa boyun eğdiğini belirtiyor

Türkiye’de her 5 kadından ve her 7 erkekten birinde görülen AAMS, pek çok kişiyi dışarı çıkmadıkları, sosyalleşmedikleri, tuvalete erişemeyecekleri mekanlara gitmedikleri, sıvı tüketimini sınırlandırdıkları, erken yaştan itibaren ped kullanmaya başladıkları depresif bir hayata sürüklüyor. Özellikle çalışma hayatındaki kadınların gerek iş gerekse sosyal yaşamını olumsuz etkileyen sorun, etkili tedavilere ulaşılamadığında kişiyi yaşamından uzaklaştırıyor. Uzmanlar, mevcut tedavilerle sonuç alınamadığında hastaların sorunla birlikte yaşamaya çalıştığını, çözüm aramak yerine öğrenilmiş çaresizlik yaşadıklarına dikkat çekiyor.

60 yaşından sonra 3 kadından birini etkiliyor

Türk Kontinans Derneği Başkanı ve Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Aybek, Aşırı Aktif Mesane Sendromu’nun ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.

Sıkışma hissinin ana şikayet olduğu sorunla ilgili 18 yaş ve üstü bireyler arasında yaptıkları araştırmada çok çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını belirten Prof. Dr. Zafer Aybek, “Kadınlarda her 5 kişiden birinde görülen bu sorunun gençlerde görülme oranı daha düşük olmakla birlikte yaşın ilerlemesine paralel olarak artıyor. 60 yaşın üzerindeki kadınlarda her 3 kadından birinde görülüyor. Türkiye’de bu hastalık yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul ediliyor. AAMS yeterince bilinmediğinden doğal bir kabulleniş sözkonusu. Bu durumu ‘öğrenilmiş çaresizlik sendromu’ olarak nitelendirebiliriz” diye konuştu.

Antidepresan kullanan hastalar var

Utanmak, hastalığı yaşlılığın doğal bir parçası olarak görmek, doğumsal nedenlere bağlamak, sorunu zamanla kanıksayıp kabullenmek gibi faktörlerin AAMS’yi yenmekteki en büyük engel olduğunu anlatan Prof. Dr. Zafer Aybek, şöyle devam etti:

“Toplumumuzda bu soruna sahip olanlar, öncelikle bunun tıbbi müdahale gerektiren bir durum olduğunun farkında değil. İdrar kaçırmanın sıkıntılarını çok derin yaşayan hastalar antidepresan ilaç kullanma yoluna gidiyor. Kişilerin cinsel, sosyal ve iş hayatı ciddi bir şekilde etkileniyor. Tuvalete gitme ihtiyacının getirdiği endişe nedeni ile sinema, tiyatro gibi toplu eğlencelere gidememe, iş toplantılarında uzun süre duramama, iş motivasyonunun azalması, uzun seyahatlere çıkamama gibi sosyalleşmeyi ve iş hayatını etkileyen durumlar karşısında kişiler ciddi depresyon yaşıyor. Sürekli yaşanan bu durum bıkkınlık ve yaşama karşı isteksizlik hissi yaratıyor. Toplumumuzda hastalık konusunda yeterince bilinçlenme olmadığından kişiler hastalık karşısındaki çaresizliği kabullenme davranışına gidiyor.”

20 dakikalık enjeksiyon tedavisi yaşam kalitesini artırıyor

Sık sık idrara gitme, sıkışma, gece idrara çıkma, idrar kaçırma gibi belirtilere sahip olanların mutlaka üroloji uzmanı tarafından görülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aybek, tedavi yöntemlerini ve yeni tedavi seçenekleri hakkında şu bilgileri verdi:

“İlk tedavi seçeneği bazı günlük alışkanlıklarını değiştirmek gibi basit önlemler olacaktır. Sıvı miktarını, kahve içmeyi azaltmak, belirli saat aralıklarında çok sıkışmadan idrar yapmak faydalı olabilir. Östrojen eksikliği durumunda bölgesel vajinal östrojen kullanılması, idrar kontrolünü sağlayan kasların egzersiz ve fizik tedavi yöntemleri ile güçlendirilmesi olumlu etki sağlayacaktır. Bu basit yöntemlerle tedavi sağlanmadığı durumlarda ağızdan bir takım ilaçlar denenebilir. İlaçlardan fayda göremeyen hastalarda da enjeksiyon tedavisi gibi yöntemlerimiz var. 20 dakika gibi kısa bir uygulama sonrası hızla sonuç veren enjeksiyon tedavisi etkin bir çözüm sunuyor. Mesane kasına botulinum toksin enjeksiyonunun yapıldığı bu yöntemin etkisi hastalar arasında değişbilmekle birlikte, ortalama 6 ay sürmektedir. Tedavinin hasta üzerindeki etkisi geçtiği zaman yeniden enjeksiyon yapılabilir. Uygulamanın yan etkileri düşüktür ancak hasta önceden detaylı bilgilendirilmelidir. Yaklaşık 20-30 dakikalık bir süre içinde endoskopik yöntemle bu işleme özel bir iğne ile mesane kası içine enjeksiyon yapılır. Böylece soruna neden olan mesanedeki istemsiz kasılmalar azaltılmaya çalışılır. Birçok tıbbi çalışmada, bu yöntemle idrar kaçırma sıklığının azaldığı, hastanın yaşam kalitesinin yükseldiği rapor edilmiştir.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sağlıkta acil dönüşüm17 Eylül 2016 Cumartesi 09:17
  • Gebelik Hesaplama nasıl yapılır?05 Temmuz 2016 Salı 00:03
  • Hamileyken tüketilmesi gereken 5 besin05 Temmuz 2016 Salı 00:00
  • Bakan'dan saldırı açıklaması29 Haziran 2016 Çarşamba 17:54
  • GSS sisteminde yeni düzenleme yapılacak24 Haziran 2016 Cuma 21:28
  • İzmir'de salgın: Ölümcül olabilir27 Mayıs 2016 Cuma 14:14
  • Yeni hükümetin ilk işi genel sağlık sigortası23 Mayıs 2016 Pazartesi 10:50
  • Skandal! Hamburgerde insan ve fare DNA'sı bulundu12 Mayıs 2016 Perşembe 06:31
  • Bütçenin 5'te 1'i o hastalığa gidiyor!22 Nisan 2016 Cuma 21:12
  • Diyabet hastalarında ayak tehlikesi21 Nisan 2016 Perşembe 17:12
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - 2016 Polis Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim