1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Türkiye ile Balkanlar arasında 'ilahi' bağ

Türkiye ile Balkanlar arasında 'ilahi' bağ

Trakya'nın en köklü üniversitesi Trakya Üniversitesi, bölgede bir ilke imza atarak bünyesinde bir ilahiyat fakültesi faaliyete geçiriyor. Anadolu'nun Balkanlara açılan kapısı olması açısından bölgede ilahiyat fakültesinin kurulmasının neden önemli olduğun

A+A-

Emrullah Öztürk'ün haberi

Anadolu'nun Batı'ya açılan kapısı olması ve Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmasıyla tarihi-kültürel öneme sahip bir şehir Edirne. Ancak uzunca bir süredir şehre hakettiği bu değerin verilmemesi, sadece Avrupa'ya açılan ticari bir kapı muamelesi yapılması bölge insanının da düşünce ve inanç dünyasını derinden etkilemiş. İşte neredeyse yüz yıldır sosyal ve siyasal meselelerin arasında kültürel bir yangına uğrayan bu şehir şimdi küllerinden yeniden doğuyor. Tabi tarihi ve kültürel öneme sahip bir şehri ayağa kaldırma noktasında tabiki üniversitelere büyük görev düşüyor. Bunun için de bölgenin ve Edirne'nin en eski ve köklü üniversitesi olan Trakya Üniversitesi, rektöründen öğretim görevlisine kadar kollarını sıvadı. Bugüne kadar sadece Tıp Fakültesi hastanesiyle halka ulaşan üniversite, yeni yönetim sayesinde bunu tüm fakültelere yaymayı planlıyor. Özellikle de sosyal bilimler alanına ağırlık verilerek bölge insanıyla dini ve kültürel bir bağ kurmak amaçlanıyor. Bu yüzden ilk iş olarak üniversite bünyesinde kurulmuş olan ilahiyat fakültesinin hızla yapılandırılması ve bir an evvel açılması sağlandı. Böylelikle camilere ve külliyelere sahip bu şehrin, yeniden dini bir hüviyet kazanması amaçlanıyor. Bölgede bir ilk olan ilahiyat fakültesi, sadece Edirne'yi değil, Balkanları da içine alan tüm bölgede faaliyet gösterecek. 

Ayrıca üniversite yönetimi, geçtiğimiz günlerde edebiyat ve düşünce dünyamızın önemli isimlerinden Sezai Karakoç'a "Onursal Doktora" vererek dikkatleri üzerine çekmişti.

Kendisiyle makamında görüştüğümüz rektör Prof. Dr. Yener Yörük, Haber 7'ye üniversiteyi ve projelerini anlattı.

Prof. Dr. Yörük, Trakya Üniversitesi'nin 1982 yılında kurulduğunu belirterek "Bugün 12 fakülte ve ilçelere de yayılmış olan yüksekokullarımızda 34 binden fazla öğrencimiz bulunuyor. Ayrıca bin 200 civarında yabancı öğrencimiz var. Bunların arasında ağırlıklı Balkan ülkelerinden gelen öğrenciler. Üniversitemize Balkan ülkelerinden büyük bir ilgi var. Sadece bizim üniversitemizde Arnavutça ve Boşnakça dili eğitimi verilmekte ama bunun yanında Bulgarca ve Yunanca Bölümlerimiz de var. Türkçe bilmiyen öğrencilere dönük 1 yıl Türkçe öğretim programımız bulunuyor" dedi.



BALKANLARA YÖNELİK AÇILIMLAR

Trakya Üniversitesi'nin son yıllarda Balkanlara yönelik açılımlar yaptığına dikkat çeken rektör Yörük, "Balkanlardan gelen öğrencilere eğitim vermenin yanı sıra Balkan ülkelerinde Türk dili üzerine eğitim gören öğrencileri de üniversitemizde bir iki hafta ağırlayarak şehrimizin kültürel atmosferinden faydalanmalarını arzu ediyoruz. Balkan ülkelerinde Türk kültürüne katkı için kütüphaneler açıyoruz. Ayrıca Mevlana programının Balkanlar ayağında oldukça aktifiz. AB üyesi olmayan Balkan ülkeleri (Arnavutluk, Kosova, Makedonya'daki üniversitelerle Erasmus Programının bir benzeri olan Mevlana Programı Çerçevesinde anlaşmalar imzaladık. Finansmanının büyük kısmını devletimizin karşıladığı program öğrenci ve öğretim üyesi değişimini kapsıyor. Bu bizden önceki dönemde başlatılmış ikili ilşkilerin sürdürülmesini aşan bir durum; çünkü biz olaya karşılıklı gidip gelip bir sohbet etme olarak değil; kültür ve medeniyet perspektifiyle yaklaşıyoruz. Burada önemli olan somut işbirliği yapmak. Yani öğrencinin, öğretim görevlisinin ve üniversitenin yararına somut adımlar atmak. Tabi bu sonraki süreçte o ülke halklarının zenginliğine, refahına hizmet edecektir" şeklinde konuştu.

BALKANLARDA ÖNEMLİ BİR YAYIN ORGANI

Balkan Araştırmaları Enstitüsü Dergisini çıkartarak bir ilke imza attıklarını ifade eden Yörük, şöyle dedi:
"Balkan ülkelerindeki bilim adamlarının da görüşlerini paylaşacağı bir yayın organı olması açısından önemli. Bugün fen bilimlerindeki yayınlar daha çabuk kabul görürken sosyal bilimlerdeki yayınlara daha stratejik bakılıyor. Bu anlamda bu dergiyi Balkanlarda önemli bir yayın organı haline getirmek istiyoruz. Ayrıca projelerimiz var. Balkan ülkelerinde yayınlanan ve objektif olduğunu düşündüğümüz yayınları Türkçe ve İngilizce'ye kazandırmayı düşünüyoruz. Bunun şöyle metodolojik bir yararı ve yanı var: Osmanlı arşivlerinden değil de kendi devlet arşivlerinden ortaya koydukları kitaplar bunlar."

TRAKYA İÇİN BİR İLK

Üniversitede ilahiyat fakültesinin açılmasına da değinen Yörük, bunun oldukça gecikmiş bir karar olduğunu, İlahiyat Fakültesinin bölge için çok önem taşıdığını belirterek şöyle devam etti: 
"Bu fakülte Trakya bölgemiz için bir ilk. Kısa sürede YÖK'ün zorlu öğrenci kabul şartlarını da geçerek 2013 - 2014 yılında eğitime başlayacağız. Balkanlardan gelen öğrenci sayısının oranını yüksek tutmak istiyoruz. Balkanlarda yaptığımız temaslarda da burada okumak isteyen öğrencilerimizde yüksek bir şevk görüyoruz okulumuz için."

SEZAİ KARAKOÇ'A "ONURSAL DOKTORA DİPLOMASI"

Yörük, geçtiğimiz günlerde Sezai Karakoç'a verdikleri "Onursal Doktora Diploması" için de şunları söyledi:
"Karakoç, ülkemizin edebiyat ve düşünce dünyası açısından çok önemli bir değeri. 80. doğum yılında biz gecikmiş bir hakkaniyeti yerine getirip hakkı sahibine teslim ettik. Bunun çok daha öncelerden olması gerekirdi. Edebiyat Fakültemizin önerisiyle senatomuzun gündemine geldi. Daha sonra diplomamızı kendisine takdim ettik, o da ilk kez böyle bir şeyi kabul etti."

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Hüseyin Sarıoğlu da 11 akademisyen ve 12 araştırma görevlisi, toplam 24 akademisyenle eğitim hayatına başlayacaklarını belirtti.

PROF. DR. SARIOĞLU: İLAHİYAT FAKÜLTESİNİN VARLIĞI ÖNEMLİ

Edirne'nin tarihi, coğrafi konumu, kültür ve medeniyet misyonu açısından önemli bir şehir olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sarıoğlu, "Edirne serhad şehri. Batı'ya açılan kapımız. Osmanlı'ya uzun yıllar başkentlik yapmış. Kültürümüzün, mimarimizin şahika noktası olan Selimiye Camii burada. II.Beyazid Camisi ve Külliyesi burada bulunuyor. Dolayısıyla bu geleneğin devam ettirilmesi için İlahiyat Fakültesinin varlığı önemli. Herkesin arzuladığı bir şeydi burada bir ilahiyat fakültesinin olması" diye konuştu.

Fakültenin kurulduğu hazırlık sınıfı binasının Selimiye Camii'ne çok yakın olduğuna dikkat çeken Sarıoğlu, "Fakültemize gelecek öğrencilerimiz bu manevi atmosferde bir yıl Arapça hazırlık sınıfı olarak bu binada ders görecek. Daha sonraysa Balkan Yerleşkemizde ana binamız hizmete açılacak" dedi.



TOPLUMUN İÇİNDE BİR İLAHİYAT

Bunu çok önemsediğini ifade eden Sarıoğlu, "çünkü çoğu üniversitede ilahiyat fakültesi merkezin dışında tutulur. Toplumun her kesimiyle iletişim içinde olması gereken ilahiyat öğrencileri kendi atmosferine hapsolur üniversite atmosferini koklayamazlar. Bunu ben de yaşadım. Toplumun değişik kesimleriyle iletİşime girebilecek ve herkese ulaşabilecek şekilde yetişen ilahiyatçı her bakımdan daha vermli ve etkin hizmet üretecektir. Bu tecrübeye binaen ısrarla öğrencilerimizin hem Edirne'nin tarihi, kültürel İkliminden hem de üniversite ortamından beslenmesi gerek. Bunun çok faydalı olacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Sarıoğlu, ilk yıl hazırlık sınıfı olacağını, daha sonra dört yıl boyunca hem İslami ve dini ilimler hem de felsefi ilimler, tarih ve sanat alanında dersler verileceğini anlattı.

İLAHİYATA BALKAN ÜLKELERİNDEN ÖĞRENCİLER

Balkanlara çok yakın konumda olmaları dolayısıyla Balkan ülkelerinden de öğrenci alacaklarını vurgulayan Sarıoğlu, "Bundan sonra ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Bu yıl 45 yerli, 15 yabancı uyruklu öğrenci almayı planlıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde belki yüzde 60'lara çıkabilir yabancı uyruklu öğrenci oranı. Çünkü burası Balkanlara açılan bir kapı. Yabancı uyruklu öğrenciler başvuruyu doğrudan doğruya üniversiteye online olarak yapacaklar" dedi.

Hem topluma hem üniversiteye dönük yüzüyle örnek bir ilahiyat fakültesi olma amacı taşıdıklarını kaydeden Sarıoğlu, şöyle devam etti:
Kutlu Doğum haftasında Hilye-i Şerif Sergisiyle birlikte binamızın açılışını gerçekleştirdik. Bu açılışı iki sayın bakanımızın teşrifiyle gerçekleştirdik. Ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Müftülüğü ile ortaklaşa Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri gerçekleştirdik. Bugüne kadar şehirde gerçekleştirilen en canlı kutlu doğum haftası olduğu bizlere söylendi. Yerimiz Selimiye'ye yakın olduğu için burada her ay en az 2 etkinlik düşünüyoruz. Bunlar seminer, sergi, kurs olabilir. Biz Trakya Üniversitesi'nin topluma dönük yüzü olmak istiyoruz. Çünkü halka sırtını dönmüş üniversite olmaz. İşin doğrusu üniversite bugüne kadar halkla daha çok sağlık hizmetleriyle temas halinde olmuştur, ama bu zorunlu bir temastır, ancak bu yapacağımız etkinlikler gönüllülük esasına dayanacağı için üniversite toplum bütünleşmesinde çok farklı bir açılım sağlayacaktır."

BALKANLAR ÜZERİNE ULUSLARARASI SEMPOZYUM

Sarıoğlu ayrıca, İstanbul Üniversitesi İslam Araştırmaları Merkezi, İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) ve Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olarak ortaklaşa bir uluslararası sempozyum hazırlığında olduklarını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: 
"Konusu "Osmanlı İlim, Sanat ve Düşünce Dünyasında Balkanlar" olacak. Tüm Balkan ülkelerinden araştırmacılara davet mektuplarını hazırladık, önümüzdeki haftalarda ulaştırmış olacağız. Üç gün sürecek bir etkinlik bu. İnşallah Ekim ayı başlarında yapacağımız bu sempozyumu Fakültemizin açılış etkinliği gibi düşünüyoruz."

 

 

Kaynak: Haber7

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır!